<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Artimetre</title>
	<atom:link href="http://www.artimetre.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.artimetre.com</link>
	<description>sanatın nabzı</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 16:02:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Selçuk Demirel &#8216;Mart Kedileri&#8217; Gravür Sergisi</title>
		<link>http://www.artimetre.com/2010/03/11/selcuk-demirel-mart-kedileri-gravur-sergisi/</link>
		<comments>http://www.artimetre.com/2010/03/11/selcuk-demirel-mart-kedileri-gravur-sergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 15:48:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sergilerden]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.artimetre.com/?p=2932</guid>
		<description><![CDATA[SELÇUK DEMİREL “MART  KEDİLERİ” GRAVÜR SERGİSİ İLE ONMARA ATÖLYE GALERİ’DE]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img alt="" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/wp-post-thumbnail/_hFwZJ.jpg" class="wppt_float_left" /><p><em>Ezgi Esen &#8211; Artimetre </em></p>
<div id="attachment_2933" class="wp-caption alignright" style="width: 273px"><img class="size-medium wp-image-2933" title="Gravür Kedi" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/Gravür-Kedi-263x300.jpg" alt="Gravür Kedi" width="263" height="300" /><p class="wp-caption-text">Gravür Kedi</p></div>
<p>1987 yılında Metis yayınlarından çıkan ve 15 Kedi deseninden oluşan  “Pürtelaş” kitapçığının sunumunda  <em>&#8216;Çizmekten, boyamaktan yorulduğumu hissettiğim sıralar ara verip dinlenmek için kedi resimleri çizip boyadım hep. Belki de gizliden tembelliğe övgüydü yaptığım&#8230;&#8217;</em> diyen ünlü çizer <strong>Selçuk Demirel</strong> sanatseverlerin karşısına bu defa <strong>Onmara Atölye Galeri</strong> ile ortaklaşa geliştirdiği <strong>gravür kedileri projesi</strong> ile çıkıyor.</p>
<p>Demirel, 1991 yılında Paris’te Ecole des Loisir/ Pastel Yayınlarından çıkan “<strong>Regards de Chats</strong>”  adı altında topladığı kedi desenlerini, 1998  yılında Yapı Kredi yayınlarında  “<strong>Kağıttan Kediler</strong>” adı altında yayınladı. Bu kitabın birçok baskısı yapıldı. 2006 yılında da Metis yayınlarından “<strong>Başka Kediler</strong>” çıktı. 2009 yılının son günlerinde ise; Selçuk Demirel’in kedileri bu sefer Paşabahçe’nin bardak, vazo ve karafları üzerinde dolaşmaya çıktılar.</p>
<p><strong>20 Mart &#8211; 20 Nisan 2010</strong> tarihleri arasinda görülebilecek son sergisinde, öncelikle Selçuk Demirel’in atölyede tasarladığı ve doğrudan gravür tekniğinin gereklerini yerine getirerek metal plakalar üzerine çizdigi desenler yer almaktadır. Bunlara, atölyenin direktörü sanatçı Nurten Deniz’in teknik katkıları ile kağıt üzerindeki kedi desenlerinin metal plakalar üzerine taşınması ile hazırlanan eserler eşlik etmektedir.  Her bir desenin kalıplara tek tek boya verilerek oluşturulduğu sergide 25 adet gavür eser bulunmaktadır. Baskıların her biri 30 adetle sınırlandırılmış olup, Selçuk Demirel tarafından numaralanarak imzalanmıştır.</p>
<p>Hazırlık aşamaları iki yıla yakın süren  ve ‘<strong>Mart Kedileri</strong>’ adı altında toplanan bu sergide <strong>her renk, boy ve sınıftan, şaşkın, hüzünlü, kibirli, muzip, hınzır, ilgisiz, bilge, yalnız , neşeli, kızgın, hınzır, obur, kurnaz, üzüntülü, dengeli, keyifli, gizemli, tembel, uykucu, cesur, bağsız, bağımsız ve seksi</strong> kedileri göreceksiniz.</p>
<p><strong>Sanatçı Hakkında;</strong></p>
<p>Çalışmalarını 1978 yılında gittiği ve yerlestiği Paris’ten sürdüren Selçuk Demirel, Türkiye, Fransa ve Amerika’daki birçok önemli dergi ve gazetelerde desenlerini yayınladı: Cumhuriyet, Yeni Yüzyıl, Milliyet,  Le Monde, Le Monde Diplomatique, Le Nouvel Observateur (Fransa) ve ABD&#8217;de The Washington Post, The New York Times, The Wall Street Journal, The Boston Globe vb.. Desenlerini düzenli  bir şekilde kitaplaştıran Selçuk Demirel’in, 30’a yakın desen albümü ve bir o kadar da çocuklar ve yetişkinler için resimlediği  kitapları yayınlandı. Çizgilerini Ankara, İstanbul, Paris, Duisburg ve Roma’da sergileyen sanatçının son sergisi geçtigimiz Aralık 2009 tarihinde İstanbul Galeri Nev’de  Yüzde Yüz adı altında sergilenmişti.</p>
<p><strong>Selçuk Demirel &#8216;Mart Kedileri&#8217; Gravür Sergisi</strong></p>
<p><strong>Tarih: <span style="font-weight: normal;">20 Mart &#8211; 20 Nisan 2010</span></strong><br />
<strong>Yer: </strong>Onmara Atölye Galeri<br />
<strong>Adres: </strong>36.Ada, Ata 2/4, No:40 Ataşehir, İstanbul<br />
<strong>Telefon:</strong> 0216 629 00 27<br />
<a href="http://www.onmara.com">www.onmara.com</a></p>
<p><strong>Galeri Çarşamba hariç hafta içi günlerde 10.30-17.00 arasında açıktır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artimetre.com/2010/03/11/selcuk-demirel-mart-kedileri-gravur-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neriman Polat ve Hülya Eyidoğan ‘Güvenli Bölge’ Adlı Sergide Bir Araya Geliyorlar</title>
		<link>http://www.artimetre.com/2010/03/11/neriman-polat-ve-hulya-eyidogan-guvenli-bolge-adli-sergide-bir-araya-geliyor/</link>
		<comments>http://www.artimetre.com/2010/03/11/neriman-polat-ve-hulya-eyidogan-guvenli-bolge-adli-sergide-bir-araya-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 12:53:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sergilerden]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.artimetre.com/?p=2922</guid>
		<description><![CDATA[Neriman Polat ve Hülya Eyidoğan Pg Art Gallery'de ‘Güvenli Bölge’ Adlı Sergide Bir Araya Geliyorlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img alt="" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/wp-post-thumbnail/_Gp1lr.jpg" class="wppt_float_left" /><p><em>Ezgi Esen &#8211; Artimetre </em></p>
<div id="attachment_2923" class="wp-caption alignright" style="width: 360px"><img class="size-medium wp-image-2923" title="Neriman Polat" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/2-Neriman-Polat-350x262.jpg" alt="Neriman Polat" width="350" height="262" /><p class="wp-caption-text">Neriman Polat ‘Sevince’ Serisi</p></div>
<p>Dijital teknolojilerin hayatlarımıza daha fazla hükmettiği günümüz dünyasında, yaşanan olaylar karşısında sadece birer ‘<strong>kurgu</strong>’ izleyicisi gibi duyarsız kalıyoruz. Sanal ile gerçek arasındaki çizgiler giderek daha fazla silikleşiyor. Bir pencerenin ardından, tıpkı bir film seyreder gibi seyrettiğimiz savaşlar, afetler ve haksızlıklar bizde sadece hayıflanma duygusu yaratıyor. Her bilgiye kolayca ulaşırken, bir yandan da tüm kötülüklere uzak olmak ya da uzak olduğumuzu zannetmek bizleri rahatlatıyor. Kolay olanı seçiyor, ‘<strong>güvenli bölge</strong>’lerimize çekiliyor ve kendi dünyamıza hapsoluyoruz.</p>
<p>Gerçeklerin birer imajdan ibaret olduğu yanılgısıyla beraber, gerçek olmayanların gerçekmiş, ideal olanmış gibi duyumsatılmasını da eleştiren sanatçılar bu ortak noktada bir araya geliyorlar. <em>Bir yandan gördüğümüz gerçekliklere duyarsız kalmak, diğer yandan gerçek olmayanı yaşamımıza katmaya çalışmak acaba bizim tercih ettiğimiz bir durum mu, yoksa tüm bunlar bize dayatılıyor mu? 90’ların sonunda başlayıp son yıllarda inanılmaz bir hızla yaygınlaşan dijital yaşamlar, uzun vadede bireysel ve toplumsal olarak bizlerden neler alacak?</em></p>
<p>Bu sorulara sanatsal bir dille yaklaşan ve yaşadıklarımızı kendi kendimize bir kez daha sorgulatmayı amaçlayan sanatçılar anlatım aracı olarak <strong>resim, video ve fotoğrafı </strong>kullanıyorlar.</p>
<div id="attachment_2925" class="wp-caption alignright" style="width: 360px"><img class="size-medium wp-image-2925" title="Hülya Eyidoğan 'thumbsucker'" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/5-H.Eyidoğan-thumbsucker-350x153.jpg" alt="Hülya Eyidoğan 'thumbsucker'" width="350" height="153" /><p class="wp-caption-text">Hülya Eyidoğan &#39;thumbsucker&#39;</p></div>
<p><strong>Neriman Polat, ‘Sevince’ </strong>serisindeki fotoğraflarında sanal dünyanın sunduklarıyla büyüyenlerin, gençliğe geçişte yaşadığı yanılsamalar üzerine odaklanıyor. Her zaman tüketimin pompalandığı, fiziksel güzelliğin olmazsa olmaz hale getirildiği ve bunların kalıplar halinde dayatıldığı bir toplumsal projede mutsuzluk ve umutsuzluğun da beslendiği fikrinden yola çıkıyor. Sanatçı, vitrin performanslarında da kendi bedeni üzerinden ironik bir yaklaşım sergiliyor. <strong>Hülya Eyidoğan</strong> ise 16 farklı filmden seçtiği kareleri tuallerine aktarıyor.  Ortak noktaları <strong>umutsuzluk</strong> olan bu filmleri yeniden yorumlayan sanatçı, yaşananları bir film gibi izleme durumunu eleştiriyor. Tuallere, filmlerden görüntülerin yer aldığı bir video da eşlik ediyor.</p>
<p><strong>Sanatçılar Hakkında Kısaca;</strong></p>
<p>1968 doğumlu Neriman Polat, 1990 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü’nden mezun olmuştur.  Çok sayıda bienalde yer alan sanatçının eserleri Bulgaristan, Gürcistan, Almanya, Hollanda, İngiltere, Yunanistan, Slovenya, İtalya, Brezilya, Belçika, İspanya gibi birçok ülkede sergilenmiştir.</p>
<p>1980’de Almanya’da doğan Hülya Eyidoğan 24 yıldır İstanbul’da yaşamaktadır. Moda, resim ve sinema tarihiyle ilgili çalışmalar yapan sanatçı bu ortak sergiyle ilk kez sanatseverlerle buluşuyor.</p>
<p><strong>Neriman Polat ve Hülya Eyidoğan ‘Güvenli Bölge’ Sergisi</strong></p>
<p><strong>Tarih: </strong>3 Mart &#8211; 4 Nisan 2010<br />
<strong>Yer: </strong>Pg Art Gallery<br />
<strong>Adres: </strong>Cevdetpaşa Cad.  No: 15/3 Bebek, İstanbul<br />
<strong>Telefon: </strong>0212 263 33 90<br />
<strong><a href="http://www.pgartgallery.com/">www.pgartgallery.com</a></strong></p>
<p><strong>Sergi, Pazartesi günleri hariç her gün  11.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artimetre.com/2010/03/11/neriman-polat-ve-hulya-eyidogan-guvenli-bolge-adli-sergide-bir-araya-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>260. Antik A.Ş. Müzayedesi Ardından</title>
		<link>http://www.artimetre.com/2010/03/10/260-antik-a-s-muzayedesi-ardindan/</link>
		<comments>http://www.artimetre.com/2010/03/10/260-antik-a-s-muzayedesi-ardindan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 10:21:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bienal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[müzayede]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.artimetre.com/?p=2911</guid>
		<description><![CDATA[Antik A.Ş.  genel anlamda 260'ıncı, Çağdaş Sanat Alanın'da yaptığı 2. Müzayedesinde 200 eserin 191’ini sattı! Müzayedenin en pahalı satışları Erol Akyavaş, Abdurrahman Öztoprak ve Ömer Uluç eserleri üzerinden yapıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img alt="" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/wp-post-thumbnail/_OjHyn.jpg" class="wppt_float_left" /><div id="attachment_2912" class="wp-caption alignright" style="width: 360px"><a href="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/erol-akyavas.jpg"><img class="size-medium wp-image-2912  " title="erol akyavas" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/erol-akyavas-350x239.jpg" alt="erol akyavas" width="350" height="239" /></a><p class="wp-caption-text">Erol Akyavaş - Kuşatma (266 cm x 385cm) 1982</p></div>
<p><em>Banu Küçüksubaşı &#8211; Artimetre</em></p>
<p>Antik A.Ş.  genel anlamda 260&#8242;ıncı, Çağdaş Sanat Alanın&#8217;da yaptığı 2. Müzayedesinde 200 eserin 191’ini sattı! Müzayedenin en pahalı satışları Erol Akyavaş, Abdurrahman Öztoprak ve Ömer Uluç eserleri üzerinden yapıldı. Yerli sanatçıların yanısıra Damian Hirst, Armand Fernandez, Julian Opie gibi Dünya Çağdaş Sanatı’nın önemli isimlerinin işleri yer aldı. Müzayedenin gerçekleştirildiği salon çok kalabalık olmakla beraber gözlemlediğim kadarıyla  telefonla katılanlar da oldukça fazlaydı. <em> </em><br />
<em> </em><em> </em><br />
<em> </em></p>
<p>Müzayedenin başyapıtı hiç kuşkusuz Türk Sanat Tarihi’nin başlıca yapıtlarından biri olan Erol Akyavaş’ın ‘Kuşatma’ adlı 266&#215;385cm boyutlarındaki 1982 tarihli tablosuydu. Kuşatma’nın anıtsal görkemi 1.5 milyon Liradan açıldı ve 2.1 milyon Türk Lirası’nı buldu. Onu 350 bin TL ile Ömer Uluç’un ‘Nü’ sü ve 300 bin TL’ ye alıcı bulan Abdurrahman Öztoprak’ın ‘Soyut Kompozisyon’u takip etti.</p>
<div id="attachment_2913" class="wp-caption alignright" style="width: 310px"><a href="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/mubin-orhon.jpg"><img class="size-medium wp-image-2913 " title="mubin orhon" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/mubin-orhon-300x300.jpg" alt="mubin orhon" width="300" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Mübin Orhon - Kırmızı (100 x 100 cm) - 1975</p></div>
<p>Kuşatma dışında en beğendiğim eserlerin başında Mübin Orhon’un ‘Kırmızı’sı geliyor. 100&#215;100 cm. ebatlarında 1975 tarihli ‘Kırmızı’ öyle canlı,konuşan bir kırmızıydı ki ona bakarken duyduğum coşkuyla kırmızıyı bir köre bile anlatabilirdim. Böyle düşünen başka biri bu esere 240 binTL teklifle sahip oldu. Eserleri yurtdışında da oldukça rağbet gören Mübin Orhon’un Türkiye’de alıcı bulluyor olması beni çok sevindiriyor. Çünkü gözlemlediğim kadarıyla Türk sanat alıcısı çok soyut ve felsefi içeriklere fazla yatırım yapmıyor. Alacağı resim üzerinde tanımlayabildiği ya da estetik endişe güden betimlemeleri ya da sanatçısının tanınıyor olmasını tercih ediyor. Buna en güzel örnek Ömer Uluç’un ‘Nü’ soyutlamalarının, içinde amorf figürizasyonlar kullandığı tablolarından  daha çok rağbet görmesi ve daha pahalıya satılması. Haluk Akakçe, Ebru Uygun, Zekai Ormancı gibi kendini estetik anlamda da ispat etmiş sanatçıların eserleri ise yukarıda bahsettiğim sebeplerle rahatça alıcı buluyor. Antik Aş.’nin düzenlediği her iki çağdaş sanat müzayedesinde de bunları akıllıca gözettiğini düşünüyorum.</p>
<p>Bunun dışında Selma Gürbüz’ün ‘Uzakdoğu Figürler’i en beğendiğim eserler içinde yer alıyor. Sanatçının kendine has ikonografisi ve tekrarlarından oluşturduğu derinlik duygusundan kendimi alamadım. Japon Bayrağına bir gönderme olduğunu düşündüğüm güneş ve stilize kadin-dalga betimlerini, başarılı bir perspektif duygusu ile birleştiren 260&#215;141 cm.lik 2008 tarihli bu iş 95.bin TL’ye alıcı buldu.</p>
<div id="attachment_2914" class="wp-caption alignright" style="width: 308px"><a href="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/gulay-semercioglu.jpg"><img class="size-medium wp-image-2914" title="gulay semercioglu" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/gulay-semercioglu-298x300.jpg" alt="gulay semercioglu" width="298" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Gülay Semercioğlu - The Red Eye</p></div>
<p>Müzayede’nin en başarılı çıkışı ise açılış fiyatı olan 15 bin TL’yi üçe katlayarak 45 bin TL’ye satılan Gülay Semercioğlu’nun ‘The Red Eye’ isimli tel, tahta ve vida ile adeta bir kumaş dokurcasına bu malzemeleri estetik manevralarla kararak ortaya çıkardiği geometrik kurgusu yaptı. Gülay  Semercioğlu fuarlarda bu işleriyle hep yer almasına rağmen bu fiyatları görmesi aslında değinmek istediğim başka bir olguyu gündeme getiriyor. O da Türk Sanat Piyasasında sanat simsarının çok önemli olduğu! Diğer çağdaş sanat müzayedeleri ile karşılaştırdığımda, Antik Aş’nin köklü bir geçmişi iyi bir repütasyon ve sanat anlayışı ile bir çatı altında topladığını ve tarafsızca baktığımda diğerlerine sadece iki müzayede de fark attığını görüyorum.</p>
<p>Müzayede de Ainish Kapoor’un dokuzresimden oluşan kompozisyonu 60 bim TL, Damien Hirst’ün ‘Purple Butterfly’ ı 125 bin TL’ye Julian Opie’nin ‘Shahnoza Dancing White Dress’i 65 binTL’ye satıldı. Bu sanatçıların ülkemizde satılmaya başladığını görmek güzel doğrusu. Türkiye’de sınırlı sanatçı ve alıcı sirkülasyonu artık tıkanmış, hem alıcı hem satıcı olarak yurtdışı pazarlara açılma vakti son 1-2  senedir gelmişti. Sotheby’s in Nisanda ki müzayedesi de bu konuda hareketlilik getirecektir.</p>
<p>Haluk Akakçe’nin ‘They call it love;I call it madness’isimli video performansı 25 bin TL ile açıldı 55bin TL’ye kadar çıktı. Youssef Nabil,Eve Arnold,İzzet Keribar, Nuri Bilge Ceylan, Çerkes Karadağ, Saygun Dura, Lale Tara, Mehmet Günyeli’nin fotoğrafları 1750 ile 10 bin TL aralığında fiyatlara satıldı. Video ve fotoğraf günümüzün ifade araçları olarak batıda çoktan sanat içindeki yerini aldı. Hala sanat denince vazoda çiçek resmi görmek isteyenlere şunu belirtmek gerekir ki sanatçı geçmişte yaşayan biri değil bizimle birlikte bugünü yaşayan, bugünün dijital dünyasında bizlerle ekranlara bakan, bilgisayar da fotoğraflarının çözünürlüğü ile oynayan kişilerdir. Bu görsel algının ve teknolojinin onların sanatlarına yansıması kaçınılmazdır. Bugünün videoları, fotoğrafları, enstelasyonları ve bu gibi klasik sanat anlayışının çoğu zaman yadsıma eğiliminde olduğu pratikler yarına, bugün ile ilgili zamanın ruhunu yansıtacak en önemli belgelerdir. Tıpkı bugün, Da Vinci’lerin, Michelangelo’ların bizlere o zamanın ruhunu  miras bıraktığı gibi&#8230;Fotoğraf-video işlere bu gözle bakan ve yatırım yapanları kutluyorum.</p>
<div id="attachment_2917" class="wp-caption alignright" style="width: 239px"><a href="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/Nuri-Bilge-ceylan-nude-on-the-beach1.jpg"><img class="size-medium wp-image-2917" title="Nuri Bilge ceylan nude on the beach" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/Nuri-Bilge-ceylan-nude-on-the-beach1-229x300.jpg" alt="Nuri Bilge ceylan nude on the beach" width="229" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Nuri Bilge Ceylan - Nude On The Beach</p></div>
<p>Yukarıda da dediğim gibi Türk sanatsever tanıdığı, gözünün alışık olduğu, duyduğu gazete de okuduğu sanatçıya yatırım yapma eğiliminde. Yenilere yönelmesi için onları tanıması gerekiyor. Tanınmış ve çoğu ölmüş ustalarımızı bugünlere getirmek her ne kadar yüksek bir misyon olsa da  günü yakalamak, güncel-genç sanatçıları bulup çıkartmak, zamanın ruhunu hissetmek için sadece işletme bilgisi ve sanat sevgisine sahip olmak bugünün sanat alıcısını doğru yönlemdirmekte  artık yetersizdir. Sanatın pratiği, tarihi, felsefesi üzerine eğitim görmüş ve bunu işletme disiplinleri ile birleştirmiş, sanat sözkonusu olduğunda dünü bilen, bugünü anlayan, yarını öngören iş gücünün profesyonel anlamda ticari sanat kurumları içinde yer aldığı ve sanat eserinin aslında bir borsa kağıdından öte değerlendirilmesi gerektiğinin ayırdına varıldığı günler yakın gibi görünüyor. Çünkü sanat tarihten bu yana birikerek çoğalan bir disiplindir. Her dönem  öncekilerin birikimini içerir ve onun üzerine kurulur. Sanatın ederi buna göre belirlenir. ‘Falanca kimi aldı ve buna ne kadar ödedi?’ diye değerlendirilmez. Bugün dünün üzerine kuruldu yarın  da bugünün üzerine kurulacaktır. Eser değerlendirilmesi-satışı-yarın ne satacağını öngörmek bu süreklilik gözetilerek doğru biçimde yapılabilir. Sanat satma olgusuna sadece işletme mantığı ile yaklaşanlar bunu kaçırıyor. Ticari sanat kurumları iş yaparken, sanatı değerlendiriken bunu gözettiğinde ve sanat olgusuna ‘bugün ne satılıyor’ dan öte bakabildiğinde satışta  başarıyı yakalaması kaçınılmaz olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artimetre.com/2010/03/10/260-antik-a-s-muzayedesi-ardindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gallateria&#8217;dan Bahar Sergisi Katılım Duyurusu</title>
		<link>http://www.artimetre.com/2010/03/09/gallateriadan-karma-sergi-katilim-duyurusu-2/</link>
		<comments>http://www.artimetre.com/2010/03/09/gallateriadan-karma-sergi-katilim-duyurusu-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 15:07:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bienal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[duyuru]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.artimetre.com/?p=2904</guid>
		<description><![CDATA[26 Mart &#8211; 15 Nisan 2010 tarihleri arasında Gallateria Sanat Galerisi&#8217;nde &#8220;Bahar Karması II&#8221; sergisi düzenlenecektir. İlgilenenler galeri&#8217;nin yapmış olduğu duyuruyu aşağıda okuyabilirler.  Son başvuru tarihi 21 Mart 2010.
&#8220;Soğuk, ıslak ve gri kışın ardından bahar çok özlenir oldu bu sene İstanbul’da.&#8221; Gallateria, tüm sanatçıların içindeki bahar coşkusunu tüm renkleriyle birlikte görmek istiyor ve onları bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img alt="" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/wp-post-thumbnail/_EFA0D.jpg" class="wppt_float_left" /><div id="attachment_2905" class="wp-caption alignright" style="width: 360px"><a href="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_0419.jpg"><img class="size-medium wp-image-2905" title="IMG_0419" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_0419-350x233.jpg" alt="IMG_0419" width="350" height="233" /></a><p class="wp-caption-text">Gallateria Sanat Galerisi&#39;nden Bir Görünüm</p></div>
<p><strong>26 Mart &#8211; 15 Nisan 2010 tarihleri arasında Gallateria Sanat Galerisi&#8217;nde &#8220;Bahar Karması II&#8221; sergisi düzenlenecektir. İlgilenenler galeri&#8217;nin yapmış olduğu duyuruyu aşağıda okuyabilirler.  Son başvuru tarihi 21 Mart 2010.</strong></p>
<p>&#8220;Soğuk, ıslak ve gri kışın ardından bahar çok özlenir oldu bu sene İstanbul’da.&#8221;<em> <span style="font-style: normal;">Gallateria, tüm sanatçıların içindeki bahar coşkusunu tüm renkleriyle birlikte görmek istiyor ve onları bu coşkularını görünür kılmaya davet ediyor.</span></em></p>
<p><strong>Gallateria  İkinci Karma Sergisi Katılım Duyurusu:</strong></p>
<p><strong>BaHaR KaRmAsI- II &#8220;İÇİNİZDEKİ BAHARI GÖSTERİN&#8221;</strong></p>
<p><strong>26 Mart &#8211; 15 Nisan 2010</strong></p>
<p>Serginin en iyi şekilde tanıtımı, davetiyelerin düzenlenmesi ve dağıtılması Gallateria tarafından gerçekleştirilecektir. Açılış kokteyli ve katılıma göre belirlenecek alternatif etkinliklerin düzenlenmesi yine Gallateria tarafından organize edilecektir. Sergi sunuş tasarımı sanatçılarla iletişim halinde olmak kaydıyla galeri genel koordinatörü Miglena Mihaylova ve galeri asistanı ressam Evren Baytöre tarafından gerçekleştirilecektir.</p>
<p><strong>Katılım şartları:</strong></p>
<ul>
<li>Her sanatçı sergiye en fazla iki işiyle katılabilir.</li>
<li>Küçük boyutlu işler tercih sebebidir.</li>
<li>Katılım şartları ile ilgili bilgi için lütfen galeri ile iletişime geçin.</li>
</ul>
<p>Katılmak istediğiniz işlerin fotoğrafını/fotoğraflarını, eski işlerinizden örneklerin fotoğraflarını ve kısa özgeçmişinizi <strong>en geç 21 Mart 2010 </strong>tarihine kadar galeri mailine gönderin. Galeri ekibinin karar sürecini takiben sergiye katılacaklar 22 Mart tarihinde duyurulacaktır.&#8221;</p>
<p><strong>Gallateria Sanat Galerisi</strong></p>
<p><strong>Adres:</strong> Serdar-ı Ekrem Caddesi No:22 Kamondo Han Galata, Beyoğlu<br />
<strong>Telefon:</strong> 0212 2528090<br />
<strong>e-mail:</strong> gallateria.ist@gmail.com</p>
<p><a href="http://www.gallateria.com" target="_blank">www.gallateria.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artimetre.com/2010/03/09/gallateriadan-karma-sergi-katilim-duyurusu-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pera Müzesi Turist Rehberleri İçin Tanıtım ve Bilgilendirme Kokteyli Verdi</title>
		<link>http://www.artimetre.com/2010/03/09/pera-muzesi-turist-rehberleri-icin-tanitim-ve-bilgilendirme-kokteyli-verdi/</link>
		<comments>http://www.artimetre.com/2010/03/09/pera-muzesi-turist-rehberleri-icin-tanitim-ve-bilgilendirme-kokteyli-verdi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 14:45:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bienal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sergilerden]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.artimetre.com/?p=2898</guid>
		<description><![CDATA[Banu Küçüksubaşı &#8211; Artimetre
Bundan birkaç sene önce Sabancı Müzesinde şahit olduğum, -500. Yıl Musevi Müzesi’nin de yılda bir, iki kez gerçekleştirdiği – çok gerekli bir uygulama nihayet İstanbul Müzeleri bünyesinde daha yoğun bir şekilde hayata geçmeye başladı.  Sık sık sergi yenileyen müzelerimizin mutlaka işbirliği yapması gereken bir zümre var ise o da rehberlerdir. Rehberler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img alt="" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/wp-post-thumbnail/_DjtS8.jpg" class="wppt_float_left" /><div id="attachment_2899" class="wp-caption alignright" style="width: 360px"><a href="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/4385291562_a651a14fa8_b.jpg"><img class="size-medium wp-image-2899" title="4385291562_a651a14fa8_b" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/4385291562_a651a14fa8_b-350x169.jpg" alt="4385291562_a651a14fa8_b" width="350" height="169" /></a><p class="wp-caption-text">Pera Müzesi&#39;nde Rehberlere Yapılan Sunum</p></div>
<p><em>Banu Küçüksubaşı &#8211; Artimetre</em></p>
<p>Bundan birkaç sene önce Sabancı Müzesinde şahit olduğum, -500. Yıl Musevi Müzesi’nin de yılda bir, iki kez gerçekleştirdiği – çok gerekli bir uygulama nihayet İstanbul Müzeleri bünyesinde daha yoğun bir şekilde hayata geçmeye başladı.  Sık sık sergi yenileyen müzelerimizin mutlaka işbirliği yapması gereken bir zümre var ise o da rehberlerdir. Rehberler çok gezen, çok gören, çok okuyan, çoğunluğu birkaç lisan konuşan birikimleri su götürmez ve her milletten kitleleri yönlendiren bir topluluktur. Herşeyden biraz  bilmek zorunda olan bu meslek grubunun üyeleri için yapılan bu tür bilgilendirmeler sonucunda müzelerin ziyaretçi sayısı ve hasılatı hiç şüphesiz olumlu etkilenecektir. Sonuçta sergiler ile gerçekten ilgilenmeyen ama açılışlarda ‘Bende oradaydım.’ demek için  boy gösteren bir çok kişiye nazaran daha faydalı olacakları kesin.</p>
<p>Pera Müzesi Genel Müdürü Özalp Birol rehberler için verilen bu kokteyle ev sahipliği yaptı. Gerek müze ve bugüne kadar gerçekleştirdiği sergiler, gerekse  bağlı olduğu Suna-İnan Kıraç Vakfı hakkında ayrıntılı bilgiyi sıkmadan bizzat aktardıktan sonra Picasso’nun Suite Vollard Gravür Sergisi ile ilgili giriş konuşmasını yapıp rehberleri müze uzmanlarına yönlendirdi. Gerçekten örnek bir organizasyon ve özenli bir sunumdu. Bu tip bilgilendirme toplantılarının hele 2010 da bütün müzelerdeki her sergi başlangıcı ve süresince yapılması çok faydalı olur.</p>
<div id="attachment_2900" class="wp-caption alignright" style="width: 240px"><a href="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/picasso_suite_vollard.jpg"><img class="size-medium wp-image-2900" title="picasso_suite_vollard" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/picasso_suite_vollard-230x300.jpg" alt="picasso_suite_vollard" width="230" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Picasso, Suite Vollard&#39;dan...</p></div>
<p>Sergilere geldiğimizde şu an Pera Müzesinde süreli olarak iki sergi yer almakta. Birincisi yukarıda bahsettiğim Picasso-Suite Vollard Gravür sergisi. Suite Volard, 20. Yüzyılın tanınmış sanat simsarlarından Ambroise Vollard tarafından ısmarlanan 100 tane gravürden oluşuyor. Ambroise Vollard Pera Müzesinin Marc Chagal-Yaşam ve Aşk- sergisinde de yer almış ‘La Fontain’den Masallar’ ve ‘Ölü Canlar’ ilüstrasyon ve baskı serilerini de ısmarlayan kişidir. Gravürlerde Picasso’nun tablolarında okunan kendine has lisanından cümleler çok rahat seçiliyor. Ayrıca kırmızı duvarların üzerine bazı gravürlerden sahnelerin büyütülerek yapılmış olması gerçekten çok estetik ve hoş bir görünüm oluşturmuş.</p>
<p>Sanatı sadece estetik algı ile değerlendiren izleyici kitlesi renksel hazzı gravürler de yakalayamayabilir ancak özel müzeciliğin daha çok yeni olduğu ülkemizde uluslararası yapılmış her anlaşma ve sergi değişimi gelecek yıllarda yapılacak daha büyük ve sansasyonel sergilerin habercisidir. Bu yüzden müzelerimizin bu yöndeki her çabası takdir edilmeli. Sonuçta bir üçüncü dünya ülkesi olan Türkiye’ye bu tür sergileri getirmek çoğu zaman olağanüstü çabalar ve hatırı sayılır bir maddi destek gerektiriyor.</p>
<p>İkinci süreli sergi Hipodrom/At Meydanı İstanbul’un Tarih Sahnesi adını taşıyor. Gerçekten iyi düşünülmüş bir kurgu çünkü İstanbul’un kurulduğu 4.yüzyıldan günümüze kadar İstanbul’a dair olan biten her şeyin izini At Meydanında bulmak mümkün. Sergi Constantine’in büstü ile başlıyor ve kronolojik bir sıra izliyor.  Bizans zamanına ait arkeolojik buluntuların bir çoğu İstanbul Arkeoloji Müzesi’nden, bir kısmı yurtdışındaki müzelerden sağlanmış. Duvarlarda İstanbul’un Konstantinapolis olduğu zamanlara ait, buluntulardan yola çıkılarak bilgisayar ortamında yapılmış mimari canlandırmalar var. Bu da gerçekten sizi alıp tarihi bir zaman ve kente doğru sürüklüyor.</p>
<p>Biz Türkiye olarak aslında Bizans’ı dünyaya borçluyuz. Çünkü birçok Slav kökenli halk kendi orijinlerini Bizansta buluyor. Topraklarımız da bulunan geçmiş medeniyetler sadece bize değil bütün dünyaya ve dünya tarihine aittir. Bu bakış açısı ile yeterince ele alamadığımız Bizans diye adlandırılan Doğu Roma Medeniyeti’ne  yaklaşmak, onu yeniden canlandırmak bu sergideki gibi yeniden kurgulamak, hem uluslararası kültürel platformlarda prestij hem de turizm geliri olarak bize geri dönecektir.</p>
<p>Serginin devamında ise 15. Yüzyıldan itibaren At Meydanın&#8217;da artık Osmanlıları görüyoruz. Çoğunluğu Topkapı Sarayı’ndan, diğer bir kısmı ise özel koleksiyonlardan toplanmış portre, ferman, rahle, şamdan gibi objeler İstanbul’un Osmanlı yüzünü görkemli bir şekilde yansıtıyor. Sergi gerek kurgu, gerek sergileyiş biçimi bakımından başarılıydı.</p>
<p>Her iki sergi de 18 Nisan’a kadar Pera Müzesi&#8217;nde gezilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artimetre.com/2010/03/09/pera-muzesi-turist-rehberleri-icin-tanitim-ve-bilgilendirme-kokteyli-verdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Konstantin Pobedin Sergisi (10 Mart &#8211; 24 Mart 2010)</title>
		<link>http://www.artimetre.com/2010/03/08/konstantin-pobedin-resim-sergisi-10-mart-24-mart-2010/</link>
		<comments>http://www.artimetre.com/2010/03/08/konstantin-pobedin-resim-sergisi-10-mart-24-mart-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 20:11:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bienal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sergilerden]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.artimetre.com/?p=2893</guid>
		<description><![CDATA[KONSTANTIN POBEDIN “One More Time” Resim Sergisi (10 Mart &#8211; 24 Mart 2010)
Konstantin Pobedin, 19. yüzyıl sonlarına ait gravür ve fotoğraflarla günümüz ışıltılı moda dergilerinden seçtiği erotik görüntüleri birleştiriyor.
İlk bakışta pop art&#8217;ı anımsatan bu kolajlar, dikkatli incelendiğinde dijital ortamdan uzak, tamamen el marifetiyle tasarlanmış soyut gerçekliğe dikkat çekiyor. Bugüne kadar dünya çapında birçok galeride kişisel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img alt="" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/wp-post-thumbnail/_BMrRp.jpg" class="wppt_float_left" /><p><a href="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/konstantian.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2894" title="konstantian" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/konstantian-209x300.jpg" alt="konstantian" width="209" height="300" /></a>KONSTANTIN POBEDIN “One More Time” Resim Sergisi (10 Mart &#8211; 24 Mart 2010)</p>
<p>Konstantin Pobedin, 19. yüzyıl sonlarına ait gravür ve fotoğraflarla günümüz ışıltılı moda dergilerinden seçtiği erotik görüntüleri birleştiriyor.</p>
<p>İlk bakışta pop art&#8217;ı anımsatan bu kolajlar, dikkatli incelendiğinde dijital ortamdan uzak, tamamen el marifetiyle tasarlanmış soyut gerçekliğe dikkat çekiyor. Bugüne kadar dünya çapında birçok galeride kişisel ve karma sergilere katılan Konstantin Pobedin’in &#8216;Love&#8217; (Aşk), &#8216;Magdalines&#8217;, &#8216;Birds in golden cages&#8217; (Altın kafeslerdeki kuşlar), &#8216;Paper hearts&#8217; (Kağıt kalpler), &#8216;Infantiliada&#8217; (Çocuksu) adlı kolaj serileri, 10 Mart’tan itibaren Gallateria Sanat Galerisi’nde izlenebilir.</p>
<p>Konstantin Pobedinb 1956 senesinde Ukrayna&#8217;da dünyaya geldi.  Kharkov Sanat Koleji&#8217;nden mezun olduktan sonra 1980 senesinde Moskova&#8217;lı genç ressamlar birliği kendisini bir sergiye davet ettiler. Resimleri çok beğenildi ve basında epey yer aldı. Bunun üzerine kendisine Moskova&#8217;da kalmasını ve burada çalışmalarını devam etmesini önerdiler.</p>
<p>Konstantin Pobedin o zamandan beri Moskova&#8217;da çalışmalarını sürdürmektedir.</p>
<p>KOKTEYL :  10 Mart 2010 &#8211; 18:30</p>
<p>GALLATERIA SANAT GALERİSİ</p>
<p>Serdar-ı Ekrem Sk.,  Kamondo Han, No.: 22, GALATA-BEYOĞLU / İSTANBUL</p>
<p>Tel.: 0212 252 80 90</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artimetre.com/2010/03/08/konstantin-pobedin-resim-sergisi-10-mart-24-mart-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çağdaş Amerikan Figuratif Sanatı Seçkisi Türkiye&#8217;de</title>
		<link>http://www.artimetre.com/2010/03/06/cagdas-amerikan-figuratif-sanati-turkiyede/</link>
		<comments>http://www.artimetre.com/2010/03/06/cagdas-amerikan-figuratif-sanati-turkiyede/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 14:24:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sergilerden]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.artimetre.com/?p=2884</guid>
		<description><![CDATA[Casa Dell'Arte Galeri Çağdaş Amerikan Figuratif Sanatı'nı 5 - 27 Mart 2010 tarihleri arasında Türk sanatseverler ile buluşturuyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img alt="" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/wp-post-thumbnail/_Mb2kr.jpg" class="wppt_float_left" /><p><em>Ezgi Esen &#8211; Artimetre</em></p>
<div id="attachment_2885" class="wp-caption alignright" style="width: 359px"><img class="size-medium wp-image-2885" title="Alan Feltus &quot;Summer&quot; (2004)" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/Feltus-2004-Summer-349x290.jpg" alt="Alan Feltus &quot;Summer&quot; (2004)" width="349" height="290" /><p class="wp-caption-text">Alan Feltus &quot;Summer&quot; (2004)</p></div>
<p><strong>Casa Dell&#8217;Arte Galeri Çağdaş Amerikan Figuratif Sanatı&#8217;nı 5 &#8211; 27 Mart 2010 tarihleri arasında Türk sanatseverler ile buluşturuyor.</strong></p>
<p>Sergi hem Türkiye&#8217;deki koleksiyonlardan seçilmiş Ç<strong>ağdaş Amerikan Figüratif Sanatı</strong>&#8216;ndan eserlerden hem de <strong>New York</strong>&#8216;tan iki figüratif sanat galerisinin ortaklığıyla oluşturulan ve daha önce Türkiye&#8217;de hiç sergilenmemiş sanatçıların eserleriyle oluşturulan bir seçkiden oluşuyor.</p>
<p>Modern sanattan itibaren dünyada en çok etkisinde  kalınmış Amerika sanatında incelenmiş her türlü eğilim arasından en az araştırılmış figuratif sanatın en etkin isimlerini bir araya getiren sergide <strong>Steven Assael, Alan Feltus, Max Ginsburg, Jeffrey Gold, Susan Hauptman ve Steven Wright</strong> yeni yapıtları ile Casa Dell&#8217;Arte Galeri&#8217;de sergileniyor.</p>
<p style="padding-top: 5px; padding-right: 0px; padding-bottom: 5px; padding-left: 0px; line-height: 15px; margin: 0pt;">
<p style="padding-top: 5px; padding-right: 0px; padding-bottom: 5px; padding-left: 0px; line-height: 15px; margin: 0pt;">
<p><em> </em><br />
<em> </em><br />
<em> </em><br />
<em> </em><br />
<em> </em><br />
<em> </em></p>
<div id="attachment_2886" class="wp-caption alignright" style="width: 279px"><img class="size-medium wp-image-2886" title="Gold Shelter Hi Res" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/Gold-Shelter-Hi-Res-269x300.jpg" alt="Gold Shelter Hi Res" width="269" height="300" /><p class="wp-caption-text">Gold Shelter Hi Res</p></div>
<p style="padding-top: 5px; padding-right: 0px; padding-bottom: 5px; padding-left: 0px; line-height: 15px; margin: 0pt;">
<p style="padding-top: 5px; padding-right: 0px; padding-bottom: 5px; padding-left: 0px; line-height: 15px; margin: 0pt;"><strong>Çağdaş Amerikan Figuratif Sanatı Sergisi</strong></p>
<p style="padding-top: 5px; padding-right: 0px; padding-bottom: 5px; padding-left: 0px; line-height: 15px; margin: 0pt;"><strong>Yer: </strong>Casa Dell’Arte Galeri<br />
<strong>Tarih: </strong>5<strong> &#8211; </strong>27 Mart<strong> </strong> 2010<br />
<strong>Adres:</strong> İstiklal Cad. No: 163 Mısır Apt. Kat:3 D:10 Beyoğlu – İstanbul<br />
<strong>Tel: </strong>0212 251 1214<br />
<a style="color: #536a6f; text-decoration: none;" href="http://www.casadellartegallery.com/">www.casadellartegallery.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artimetre.com/2010/03/06/cagdas-amerikan-figuratif-sanati-turkiyede/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Disk Atan Atlet 4 Nisan&#8217;a Kadar İstanbul&#8217;da</title>
		<link>http://www.artimetre.com/2010/03/06/disk-atan-atlet-4-nisana-kadar-istanbulda/</link>
		<comments>http://www.artimetre.com/2010/03/06/disk-atan-atlet-4-nisana-kadar-istanbulda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 12:58:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.artimetre.com/?p=2874</guid>
		<description><![CDATA[The British Museum koleksiyonunun en göze çarpan ve tanınmış heykellerinden biri olan "Disk Atan Atlet" (Townley Discobolus) İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img alt="" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/wp-post-thumbnail/_8xmJR.jpg" class="wppt_float_left" /><p><em>Ezgi Esen &#8211; Artimetre</em></p>
<div id="attachment_2875" class="wp-caption alignright" style="width: 235px"><img class="size-medium wp-image-2875" title="“Disk Atan Atlet” (Townley Discobolus) " src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/discobolus-225x300.jpg" alt="“Disk Atan Atlet” (Townley Discobolus) " width="225" height="300" /><p class="wp-caption-text">“Disk Atan Atlet” (Townley Discobolus) </p></div>
<p><strong>The British Museum koleksiyonunun en göze çarpan ve tanınmış  heykellerinden biri olan “Disk Atan Atlet” (Townley Discobolus) İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde.</strong></p>
<p>T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin The British Museum ile ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar sonucunda “Disk Atan Atlet” heykeli TÜRSAB’ın ana sponsorluğuyla İstanbul’a geldi. Heykel, <strong>04 Nisan 2010 </strong>tarihine kadar İstanbul Arkeoloji Müzeleri Klasik Bina’da ziyaretçilerle buluşuyor.</p>
<p>Townley Discobolus, ideal güzelliği resmetmesinin yanı sıra sonsuza kadar genç kalan bir atletin denge, uyum ve mükemmel oranlar fikrinin de vücut bulmuş halidir. Modern zamanlarda da bilinen antik dönem heykelleri arasında yer alan, ünü ulusal sınırları aşan ve ortak kültürel mirasın simgesi olan Disk Atan Atlet İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde ziyaretçilerini bekliyor.</p>
<p><strong>M.Ö. 5.yy’da yaşamış ünlü Yunan heykeltraş Myron</strong><strong>’</strong>un yaptığı bilinen fakat günümüzde kayıp olan bronz bir heykelin kopyası olan Discobolus heykeli antik Yunan dünyasının ideal güzellik kavramını yansıtır. Antik dönemin en bilinen simgelerinden “Disk Atan Atlet” heykeli 1791 yılında, İmparator Hadrian&#8217;ın İtalya, Tivoli&#8217;deki villasında bulunmuş ve İngiliz koleksiyoner Charles Townley tarafından satın alınmıştır. Bir süre koleksiyonerin Londra’daki ev-müzesinde sergilenmiş sonrasında The British Museum koleksiyonları arasındaki yerini almıştır. Bulunduğu zaman kafası eksik olan heykele yine antik fakat gövdeye ait olmayan bir kafa yerleştirilmiştir. Bu kafa, tartışmaya yol açacak şekilde, arkaya değil de öne doğru bakmaktadır. Oysaki orijinalinde heykelin geriye, diski tutan ele dönmüş bir şekilde bakıyor olması kuvvetle muhtemeldir.</p>
<p>Heykel yalnızca elindeki diski fırlatmaya hazırlanan bir adamı tasvir etmez; daha çok, kafa, gövde ve uzuvlar bir dizi birbirine zıt kuvvet halinde sıralanmıştır. Heykelin duruşu, denge, uyum, simetri ve oran gibi Yunan dünyasında sadece heykeller için değil yaşayan insanlar için de önemli kabul edilen idealleri simgeler.</p>
<p><strong>“Disk Atan Atlet” (Townley Discobolus) </strong></p>
<p><strong>Yer:</strong> İstanbul Arkeoloji Müzeleri<br />
<strong>Adres: </strong>Osman Hamdi Bey Yokuşu  Sultanahmet, İSTANBUL<br />
<strong>Telefon: </strong>+90 212 527 2700<br />
<a href="http://www.istanbularkeoloji.gov.tr">www.istanbularkeoloji.gov.tr</a></p>
<p><strong>Sergi, </strong><strong>4 Nisan 2010&#8242;a kadar açıktır. Müze, 09:00 &#8211; 17:00 saatleri arası açık olup, Pazartesi günleri kapalıdır. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artimetre.com/2010/03/06/disk-atan-atlet-4-nisana-kadar-istanbulda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitap Tanıtım: Büyük Sanatçıların Gizli Hayatları</title>
		<link>http://www.artimetre.com/2010/03/06/kitap-tanitim-buyuk-sanatcilarin-gizli-hayatlari/</link>
		<comments>http://www.artimetre.com/2010/03/06/kitap-tanitim-buyuk-sanatcilarin-gizli-hayatlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 12:10:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bienal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.artimetre.com/?p=2869</guid>
		<description><![CDATA[Gazeteci Elizabeth Lunday bugün en çok tanıdığımız ressam ve heykeltraşların hayatını magazinsel yönleri ile bir araya getirerek kitap haline getirmiş.  Domingo Yayınları&#8217;ndan eğlenceli ve bolca illüstrasyonlu bir minik rönesans ve sonrası sanat tarihi kitabı da diyebiliriz buna.
Ressam ve heykeltraşların hayatları genelde en absürd yerlerinden kaleme alınmış ve böylece ortaya rönesans ve sonrası paparazzi tarzında bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img alt="" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/wp-post-thumbnail/_N8bKH.jpg" class="wppt_float_left" /><div id="attachment_2870" class="wp-caption alignright" style="width: 205px"><a href="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/Büyük-Sanatcilar.jpg"><img class="size-medium wp-image-2870" title="Büyük Sanatcilar" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/Büyük-Sanatcilar-195x300.jpg" alt="Büyük Sanatcilar" width="195" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Büyük Sanatçıların Gizli Hayatları - Elizabeth Lunday</p></div>
<p>Gazeteci Elizabeth Lunday bugün en çok tanıdığımız ressam ve heykeltraşların hayatını magazinsel yönleri ile bir araya getirerek kitap haline getirmiş.  Domingo Yayınları&#8217;ndan eğlenceli ve bolca illüstrasyonlu bir minik rönesans ve sonrası sanat tarihi kitabı da diyebiliriz buna.</p>
<p>Ressam ve heykeltraşların hayatları genelde en absürd yerlerinden kaleme alınmış ve böylece ortaya rönesans ve sonrası paparazzi tarzında bir kitap ortaya çıkmış.</p>
<p>İlgi duyan herkesin bir solukta okuyup bitireceği, plastik sanatlar alanına yeni girenler içinse güzel bir başlangıç/referans kitap. Ancak kitap ilk baskısında yazarın rahat ve esprili dilini çevirme konusunda bir takım sıkıntılar yaşamış ve acele edilmiş olduğu hissini yaratıyor. Çevirideki bu sıkıntı okurken bazen rahatsızlık verici olabiliyor.</p>
<p><strong>Kitabın Arka Kapağı&#8217;ndan&#8230;</strong></p>
<p>&#8220;Leonardo da Vinci&#8217;den (sözde sodomist) tutun da Caravaggio&#8217;ya (hüküm yemiş katil), Edward Hopper&#8217;a (karısını dövmekle itham edilir) varana kadar herkes hakkında taşkın anekdotlar sunan <em>Büyük Sanatçıların Gizli Hayatları</em>, büyük ustaların uluslararası sanatının gerisindeki ahlaksızca, buğulu ve gözü kara hikayeleri anlatıyor. Michelangelo&#8217;nun vücut kokusu çok kötü olduğu için asistanlarının onunla çalışmaya dayanamadığını; Vincent van Gogh&#8217;un bazen doğrudan doğruya tüpten boya yediğini; ve Georgia O&#8217;Keefe&#8217;nin çıplak resim yapmaya bayıldığını öğreneceksiniz. İşte asla unutamayacağınız bir sanat tarihi dersi&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artimetre.com/2010/03/06/kitap-tanitim-buyuk-sanatcilarin-gizli-hayatlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genco Gülan &#8216;Dünyanın En Pahalı Resimleri&#8217; Sergisi</title>
		<link>http://www.artimetre.com/2010/03/04/genco-gulan-dunyanin-en-pahali-resimleri-sergisi/</link>
		<comments>http://www.artimetre.com/2010/03/04/genco-gulan-dunyanin-en-pahali-resimleri-sergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 15:11:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ezgi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sergilerden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.artimetre.com/?p=2850</guid>
		<description><![CDATA[Genco Gülan’ın “Dünyanın En Pahalı Resimleri” başlıklı serisi 4 Mart - 3 Nisan 2010 tarihlerinde Cihangir Daire Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img alt="" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/wp-post-thumbnail/_FMuzl.jpg" class="wppt_float_left" /><div id="attachment_2851" class="wp-caption alignright" style="width: 262px"><img class="size-medium wp-image-2851" title="Genco Gülan 'Dünyanın En Pahalı Resimleri' Sergisi" src="http://www.artimetre.com/wp-content/uploads/2010/03/picassobb-252x300.jpg" alt="Genco Gülan 'Dünyanın En Pahalı Resimleri' Sergisi" width="252" height="300" /><p class="wp-caption-text">Genco Gülan &#39;Dünyanın En Pahalı Resimleri&#39; Sergisi</p></div>
<p><em>Ezgi Esen &#8211; Artimetre</em></p>
<p><strong>Genco Gülan’ın “Dünyanın En Pahalı Resimleri” başlıklı serisi 4 Mart &#8211; 3 Nisan 2010 tarihlerinde Cihangir Daire Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor. </strong>Gülan, sergide Dünya’nın en pahalı tablolarından on tanesini yeniden yorumluyor. Sanatçı yapıtlarında ölçülebilir ve ölçülemez olanı birbiriyle çarpıştırıyor.</p>
<p>Kavramsal sanatçı Genco Gülan, son serisinde dünyadaki en pahalı on tabloyu farklı malzeme, teknik ve teknolojiler kullanarak yeniden yorumluyor. <strong>Picasso, Warhol, Rubens </strong>gibi üstatlara ait tuvalleri yazılım kullanarak yeniden boyayan Gülan, tablolarına referans aldığı sanatçının ismini veriyor.</p>
<p>Sanatçı, referans listesini oluştururken yaygın bulunan kaynakları kullansa da, ilk on tanesini seçerken bir sergi yapımcısı gibi çalışıyor ve kişisel beğenilerini de işin içine katıyor. Gülan’ın takımında yer alan üstatlar şunlar: <strong>Pollock, Van Gogh, Renoir, Picasso, Rubens, Jasper Johns, Monet, Cezanne, Warhol, Malevich.</strong></p>
<p><strong>Sanatçı, bu yeni serisinde sanat ve piyasa kriterlerini sorguluyor. </strong>Kritersiz kalındığı iddia edilen bir dönemde, yeni ve eski değerleri çarpıştırıyor, seyirciyi görsel estetik ve etik ilişkisi üzerine yeniden düşündürmeyi amaçlıyor. Tuval üzerine akrilik resimlerde gerçek gözyaşları boyayla beraber kullanılıyor. Dökümantasyon malzemeleri ile sunulacak <em>&#8220;Dünyanın En Pahalı Resimleri&#8221;</em>, ilk başta bir yerleştirmeden çok resim sergisi izlenimi uyandıracak. Yapıtlarında sık sık sanat tarihi referansları kullanan Gülan, farklı medyaların kullanımı ve malzemedeki yorumuyla öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Sanatçı Hakkında Kısaca;</strong></p>
<p>Ocak 2010’da Ankara, Bodrum ve Berlin’de kişisel sergiler açan sanatçı, halen <strong>Mimar Sinan, Yeditepe ve Boğaziçi</strong> üniversitelerinde ders veriyor. Projede kullanılan algoritma ve yazılım <strong>Kutsal Kaan Bilgin </strong>tarafından geliştirilmiş. Video performanslarda <strong>Gökçe Akyıldız, Neşe Mengüloğlu</strong> ve <strong>Pınar Öznal</strong> rol almışlar. Sunuş yazısını sanat yazarı <strong>Dr. Burcu Pelvanoğlu</strong>&#8216;nun yapacağı sergi <strong>3 Nisan 2010</strong>’a kadar açık kalacak.</p>
<p><em></em><br />
<em></em><br />
<em></em><br />
<strong>Genco Gülan  &#8221;Dünyanın En Pahalı Resimleri&#8221; Sergisi</strong></p>
<p><strong>Yer:</strong> Daire Sanat<br />
<strong>Tarih:</strong> 4 Mart &#8211; 3 Nisan 2010<br />
<strong>Adres: </strong>Akarsu Cad. Şimşirci Sok.  Santral Apt. No: 11/1 Cihangir, Beyoğlu<br />
<strong>Telefon:</strong> 0212 244 12 68</p>
<p><a href="http://www.dairesanat.com">www.dairesanat.com</a></p>
<p><strong>Sergi, Salı &#8211; Cuma 11.00 &#8211; 18.00, Cumartesi 11.00 &#8211; 19.00 saatleri arası izlenebilir.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.artimetre.com/2010/03/04/genco-gulan-dunyanin-en-pahali-resimleri-sergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
