Etiket » sergi

Pera Müzesi Turist Rehberleri İçin Tanıtım ve Bilgilendirme Kokteyli Verdi

09 Mart 2010
4385291562_a651a14fa8_b

Pera Müzesi'nde Rehberlere Yapılan Sunum

Banu Küçüksubaşı – Artimetre

Bundan birkaç sene önce Sabancı Müzesinde şahit olduğum, -500. Yıl Musevi Müzesi’nin de yılda bir, iki kez gerçekleştirdiği – çok gerekli bir uygulama nihayet İstanbul Müzeleri bünyesinde daha yoğun bir şekilde hayata geçmeye başladı. Sık sık sergi yenileyen müzelerimizin mutlaka işbirliği yapması gereken bir zümre var ise o da rehberlerdir. Rehberler çok gezen, çok gören, çok okuyan, çoğunluğu birkaç lisan konuşan birikimleri su götürmez ve her milletten kitleleri yönlendiren bir topluluktur. Herşeyden biraz bilmek zorunda olan bu meslek grubunun üyeleri için yapılan bu tür bilgilendirmeler sonucunda müzelerin ziyaretçi sayısı ve hasılatı hiç şüphesiz olumlu etkilenecektir. Sonuçta sergiler ile gerçekten ilgilenmeyen ama açılışlarda ‘Bende oradaydım.’ demek için boy gösteren bir çok kişiye nazaran daha faydalı olacakları kesin.

Pera Müzesi Genel Müdürü Özalp Birol rehberler için verilen bu kokteyle ev sahipliği yaptı. Gerek müze ve bugüne kadar gerçekleştirdiği sergiler, gerekse bağlı olduğu Suna-İnan Kıraç Vakfı hakkında ayrıntılı bilgiyi sıkmadan bizzat aktardıktan sonra Picasso’nun Suite Vollard Gravür Sergisi ile ilgili giriş konuşmasını yapıp rehberleri müze uzmanlarına yönlendirdi. Gerçekten örnek bir organizasyon ve özenli bir sunumdu. Bu tip bilgilendirme toplantılarının hele 2010 da bütün müzelerdeki her sergi başlangıcı ve süresince yapılması çok faydalı olur.

picasso_suite_vollard

Picasso, Suite Vollard'dan...

Sergilere geldiğimizde şu an Pera Müzesinde süreli olarak iki sergi yer almakta. Birincisi yukarıda bahsettiğim Picasso-Suite Vollard Gravür sergisi. Suite Volard, 20. Yüzyılın tanınmış sanat simsarlarından Ambroise Vollard tarafından ısmarlanan 100 tane gravürden oluşuyor. Ambroise Vollard Pera Müzesinin Marc Chagal-Yaşam ve Aşk- sergisinde de yer almış ‘La Fontain’den Masallar’ ve ‘Ölü Canlar’ ilüstrasyon ve baskı serilerini de ısmarlayan kişidir. Gravürlerde Picasso’nun tablolarında okunan kendine has lisanından cümleler çok rahat seçiliyor. Ayrıca kırmızı duvarların üzerine bazı gravürlerden sahnelerin büyütülerek yapılmış olması gerçekten çok estetik ve hoş bir görünüm oluşturmuş.

Sanatı sadece estetik algı ile değerlendiren izleyici kitlesi renksel hazzı gravürler de yakalayamayabilir ancak özel müzeciliğin daha çok yeni olduğu ülkemizde uluslararası yapılmış her anlaşma ve sergi değişimi gelecek yıllarda yapılacak daha büyük ve sansasyonel sergilerin habercisidir. Bu yüzden müzelerimizin bu yöndeki her çabası takdir edilmeli. Sonuçta bir üçüncü dünya ülkesi olan Türkiye’ye bu tür sergileri getirmek çoğu zaman olağanüstü çabalar ve hatırı sayılır bir maddi destek gerektiriyor.

İkinci süreli sergi Hipodrom/At Meydanı İstanbul’un Tarih Sahnesi adını taşıyor. Gerçekten iyi düşünülmüş bir kurgu çünkü İstanbul’un kurulduğu 4.yüzyıldan günümüze kadar İstanbul’a dair olan biten her şeyin izini At Meydanında bulmak mümkün. Sergi Constantine’in büstü ile başlıyor ve kronolojik bir sıra izliyor. Bizans zamanına ait arkeolojik buluntuların bir çoğu İstanbul Arkeoloji Müzesi’nden, bir kısmı yurtdışındaki müzelerden sağlanmış. Duvarlarda İstanbul’un Konstantinapolis olduğu zamanlara ait, buluntulardan yola çıkılarak bilgisayar ortamında yapılmış mimari canlandırmalar var. Bu da gerçekten sizi alıp tarihi bir zaman ve kente doğru sürüklüyor.

Biz Türkiye olarak aslında Bizans’ı dünyaya borçluyuz. Çünkü birçok Slav kökenli halk kendi orijinlerini Bizansta buluyor. Topraklarımız da bulunan geçmiş medeniyetler sadece bize değil bütün dünyaya ve dünya tarihine aittir. Bu bakış açısı ile yeterince ele alamadığımız Bizans diye adlandırılan Doğu Roma Medeniyeti’ne yaklaşmak, onu yeniden canlandırmak bu sergideki gibi yeniden kurgulamak, hem uluslararası kültürel platformlarda prestij hem de turizm geliri olarak bize geri dönecektir.

Serginin devamında ise 15. Yüzyıldan itibaren At Meydanın’da artık Osmanlıları görüyoruz. Çoğunluğu Topkapı Sarayı’ndan, diğer bir kısmı ise özel koleksiyonlardan toplanmış portre, ferman, rahle, şamdan gibi objeler İstanbul’un Osmanlı yüzünü görkemli bir şekilde yansıtıyor. Sergi gerek kurgu, gerek sergileyiş biçimi bakımından başarılıydı.

Her iki sergi de 18 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde gezilebilir.


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden

Konstantin Pobedin Sergisi (10 Mart – 24 Mart 2010)

08 Mart 2010

konstantianKONSTANTIN POBEDIN “One More Time” Resim Sergisi (10 Mart – 24 Mart 2010)

Konstantin Pobedin, 19. yüzyıl sonlarına ait gravür ve fotoğraflarla günümüz ışıltılı moda dergilerinden seçtiği erotik görüntüleri birleştiriyor.

İlk bakışta pop art’ı anımsatan bu kolajlar, dikkatli incelendiğinde dijital ortamdan uzak, tamamen el marifetiyle tasarlanmış soyut gerçekliğe dikkat çekiyor. Bugüne kadar dünya çapında birçok galeride kişisel ve karma sergilere katılan Konstantin Pobedin’in ‘Love’ (Aşk), ‘Magdalines’, ‘Birds in golden cages’ (Altın kafeslerdeki kuşlar), ‘Paper hearts’ (Kağıt kalpler), ‘Infantiliada’ (Çocuksu) adlı kolaj serileri, 10 Mart’tan itibaren Gallateria Sanat Galerisi’nde izlenebilir.

Konstantin Pobedinb 1956 senesinde Ukrayna’da dünyaya geldi.  Kharkov Sanat Koleji’nden mezun olduktan sonra 1980 senesinde Moskova’lı genç ressamlar birliği kendisini bir sergiye davet ettiler. Resimleri çok beğenildi ve basında epey yer aldı. Bunun üzerine kendisine Moskova’da kalmasını ve burada çalışmalarını devam etmesini önerdiler.

Konstantin Pobedin o zamandan beri Moskova’da çalışmalarını sürdürmektedir.

KOKTEYL :  10 Mart 2010 – 18:30

GALLATERIA SANAT GALERİSİ

Serdar-ı Ekrem Sk., Kamondo Han, No.: 22, GALATA-BEYOĞLU / İSTANBUL

Tel.: 0212 252 80 90


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden

Çağdaş Amerikan Figuratif Sanatı Seçkisi Türkiye’de

06 Mart 2010

Ezgi Esen – Artimetre

Alan Feltus "Summer" (2004)

Alan Feltus "Summer" (2004)

Casa Dell’Arte Galeri Çağdaş Amerikan Figuratif Sanatı’nı 5 – 27 Mart 2010 tarihleri arasında Türk sanatseverler ile buluşturuyor.

Sergi hem Türkiye’deki koleksiyonlardan seçilmiş Çağdaş Amerikan Figüratif Sanatı‘ndan eserlerden hem de New York‘tan iki figüratif sanat galerisinin ortaklığıyla oluşturulan ve daha önce Türkiye’de hiç sergilenmemiş sanatçıların eserleriyle oluşturulan bir seçkiden oluşuyor.

Modern sanattan itibaren dünyada en çok etkisinde kalınmış Amerika sanatında incelenmiş her türlü eğilim arasından en az araştırılmış figuratif sanatın en etkin isimlerini bir araya getiren sergide Steven Assael, Alan Feltus, Max Ginsburg, Jeffrey Gold, Susan Hauptman ve Steven Wright yeni yapıtları ile Casa Dell’Arte Galeri’de sergileniyor.






Gold Shelter Hi Res

Gold Shelter Hi Res

Çağdaş Amerikan Figuratif Sanatı Sergisi

Yer: Casa Dell’Arte Galeri
Tarih: 527 Mart 2010
Adres: İstiklal Cad. No: 163 Mısır Apt. Kat:3 D:10 Beyoğlu – İstanbul
Tel: 0212 251 1214
www.casadellartegallery.com


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden

Disk Atan Atlet 4 Nisan’a Kadar İstanbul’da

06 Mart 2010

Ezgi Esen – Artimetre

“Disk Atan Atlet” (Townley Discobolus)

“Disk Atan Atlet” (Townley Discobolus)

The British Museum koleksiyonunun en göze çarpan ve tanınmış heykellerinden biri olan “Disk Atan Atlet” (Townley Discobolus) İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin The British Museum ile ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar sonucunda “Disk Atan Atlet” heykeli TÜRSAB’ın ana sponsorluğuyla İstanbul’a geldi. Heykel, 04 Nisan 2010 tarihine kadar İstanbul Arkeoloji Müzeleri Klasik Bina’da ziyaretçilerle buluşuyor.

Townley Discobolus, ideal güzelliği resmetmesinin yanı sıra sonsuza kadar genç kalan bir atletin denge, uyum ve mükemmel oranlar fikrinin de vücut bulmuş halidir. Modern zamanlarda da bilinen antik dönem heykelleri arasında yer alan, ünü ulusal sınırları aşan ve ortak kültürel mirasın simgesi olan Disk Atan Atlet İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde ziyaretçilerini bekliyor.

M.Ö. 5.yy’da yaşamış ünlü Yunan heykeltraş Myronun yaptığı bilinen fakat günümüzde kayıp olan bronz bir heykelin kopyası olan Discobolus heykeli antik Yunan dünyasının ideal güzellik kavramını yansıtır. Antik dönemin en bilinen simgelerinden “Disk Atan Atlet” heykeli 1791 yılında, İmparator Hadrian’ın İtalya, Tivoli’deki villasında bulunmuş ve İngiliz koleksiyoner Charles Townley tarafından satın alınmıştır. Bir süre koleksiyonerin Londra’daki ev-müzesinde sergilenmiş sonrasında The British Museum koleksiyonları arasındaki yerini almıştır. Bulunduğu zaman kafası eksik olan heykele yine antik fakat gövdeye ait olmayan bir kafa yerleştirilmiştir. Bu kafa, tartışmaya yol açacak şekilde, arkaya değil de öne doğru bakmaktadır. Oysaki orijinalinde heykelin geriye, diski tutan ele dönmüş bir şekilde bakıyor olması kuvvetle muhtemeldir.

Heykel yalnızca elindeki diski fırlatmaya hazırlanan bir adamı tasvir etmez; daha çok, kafa, gövde ve uzuvlar bir dizi birbirine zıt kuvvet halinde sıralanmıştır. Heykelin duruşu, denge, uyum, simetri ve oran gibi Yunan dünyasında sadece heykeller için değil yaşayan insanlar için de önemli kabul edilen idealleri simgeler.

“Disk Atan Atlet” (Townley Discobolus)

Yer: İstanbul Arkeoloji Müzeleri
Adres: Osman Hamdi Bey Yokuşu  Sultanahmet, İSTANBUL
Telefon: +90 212 527 2700
www.istanbularkeoloji.gov.tr

Sergi, 4 Nisan 2010′a kadar açıktır. Müze, 09:00 – 17:00 saatleri arası açık olup, Pazartesi günleri kapalıdır.


Etiketler:
Kategoriler: Sanat Haberleri

Berna Türemen “İSTOMBUL” Sergisi

04 Mart 2010

Ezgi Esen – Artimetre

Berna Türemen “İSTOMBUL”

Berna Türemen “İSTOMBUL” Sergisi

Berna Türemen’in “İSTOMBUL” adlı sergisi 8 Nisan – 2 Mayıs 2010 tarihleri arasında Galeri Selvin’de izleyicilerini bekliyor.

Türemen bu sergisinde, Orhan Veli’nin şiirlerinden yola çıkarak kadın teması üzerine yoğunlaşmış, çalışmalarında saf bir anlatım biçimini ironik motiflerle zenginleştirmiştir.

Sanatçı Hakkında;

Türk Resim Sanatı’nın önemli kadın sanatçılarından Berna Türemen, 1968 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nu bitirmiş, yurtiçi ve yurtdışında pekçok kişisel ve karma sergiye katılmış ve çeşitli ödüller almıştır. Önemli ödüllerinden biri 1985 Gabrova Bienali Desen Dalı Ödülüdür. Sanatçının okul yıllarında soyut olarak başlayan çalışmaları, daha sonraki dönemlerinde figüre dönüşmüştür. Yaşadığı dönemi resimlerinde detaylarla ve renklerle en ince ayrıntısına kadar veren Türemen, konuyu resme en iyi şekilde aksettirmiş, izleyiciyi yaşadığı dönemden koparmamıştır.

Berna Türemen “İSTOMBUL” Sergisi

Berna Türemen “İSTOMBUL” Sergisi

Sanatçının eserleri yurtiçi ve yurt dışında özel koleksiyonlarda, Ürdün-Amman Müzesi’nde, Lizbon Büyükelçiliği’nde, Bulgaristan Gabrova Müzesi’nde, İzmir DYO Müzesi’nde bulunmaktadır.




Berna Türemen “İSTOMBUL” Sergisi

Yer: Galeri Selvin
Tarih: 8 Nisan – 2 Mayıs 2010
Adres: Arnavutköy Dere Sok. No:3 Arnavutköy, Beşiktaş
Telefon: 0212 263 74 81

www.galeriselvin.com

Sergi, Pazar ve Pazartesi günleri hariç her gün 11:00 – 19:00 saatleri arası gezilebilir.


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden