Sergilerden

Tuba Merdeşe “Önsöz” Sergisi 12 – 26 Ocak 2011

15 Ocak 2011

Sergi oluşum süreci içerisinde sürekli olarak karşıma çıkan “öteki” kavramı, beni ister istemez anlamın “ikircikli yapısı”nda konumlandırdı. Burada kastedilen “ikirciklik”, genel anlamlandırmaların dışında, tüm “ötekilerin” zamana bağlı olan kendi değişen anlamlandırmalarının da varlığını sezdirmektir. Her an, geçmişin bir parçası ve gelen dönemin habercisidir. İzleyeni, bitmiş, gitmiş, gerçek ya da kurgusal anlardan bugüne, tarihsel bir ağ ile sararak onlara kendilerini gösteriyorum. Bir dipnot ya da bir çerçeve gösteren durumunda olurken, gösterilen izleyicinin zihninde beliriveriyor kendince. İşte bu kendiliğinden belirme yorumun kendisini sunuyor ötekine,yani kendi yapmış olduğum defteri öteki karalıyor. Ve böylece önsöz hep ötekine ait oluyor.

Çalışmalarımdaki kavram arayışı beni her seferinde yeni bir yol güzergahına taşırken, sürecin oluşturduğu biçim bu güzergahlarda beliriyor. Kullanmış olduğum görsel öğeler kendi dönüşümlerini farklı kavram çağrışımları ile şekillendiriyor. Dilsel unsurların çalışmalar üzerindeki yeri ise bireyin anlam yaratma yetisi ile ilgilidir. Gösterge olarak yer alan bu unsurlar alıcıya (izleyiciye) politik, kültürel, toplumsal ya da bireysel söylemlerle (söylem ile kastedilen sanatçının kendi görsel öğelerini kullanarak oluşturduğu dil) ulaşıyor. Burada belirtmek istediğim, çalışmaların bir şey söylemesinden öte kullanılan malzemenin “gösteren” konumundan, alıcının algısındaki gösterilene (anlama) odaklanmasıdır. Sonuçta kişi kendi düşünüm yeteneği ile sınırlıdır. Benim sunmuş olduğum çalışmalar, ‘gösteren’ niteliği ile ‘gösterilen’ bolluğuna yol alırken, alıcının fikir ve duygu düzlemini etkilediği çizgi üzerinde yer alır.

Tuba Merdeşe.

Sanatçı Hakkında Kısaca;

1982 Kütahya doğumlu. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümünden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümünde yüksek lisans yapmaktadır. Çalışmalarına Ankara da devam etmektedir.



Tuba Merdeşe “Önsöz” Sergisi

Tarih: 12 – 26 Ocak 2011
Yer: Galeri Artist
Adres: Ayazma Cad. no:4 Fulya,  Beşiktaş – İstanbul
Tel: 0212 227 68 52


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden

Burhan Uygur Resim Sergisi

08 Ocak 2011

Helikon Sanat Galerisi 2010-2011 sergi mevsimine Modern Türk Resmi’nin, sıra dışı ve özgün ressamlarından Burhan Uygur’un yapıtlarından oluşan bir sergiyle devam ediyor.

Burhan Uygur’un çalışmaları, gündelik hayatı yansıtır. Resimlerini oluşturan ögeler, sanatçının deneyimlerinden kesitler barındırır ve samimi bir dil üzerine kurulan mısralarla harmanlanmıştır. Resimlerinin kıyısına not ettikleri Burhan Uygur’un iç dünyasını tüm açıklığıyla ortaya koymasına yardımcı olur.

Konu seçiminde ayırım yapmayan sanatçı; ‘ Bir masanın üzerinde bir bardak, yanında bir çiçek bile içinde insan figürü olan bir resim kadar beni cezbeder, alıp başka taraflara uçurur. Hepsinde aynı tatlı acıyı çekerim, aynı tatlı zevki tadarım. Yeter ki seveyim. Günlük yaşamdaki herşeyi resimlerime konu olarak alırım.’ der.

Farklı tekniklere ve materyallere olan ilgisi, günlük hayattan sıradan objelere çalışmalarında yer vermesi Burhan Uygur’un sanatının özellikleri  arasında görülür.

Sanatçı Hakkında Kısaca;

Burhan Uygur, 1940 yılında Tirebolu’da doğdu. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Nurullah Berk ve Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyelerinde sanat eğitimi alarak  1969 yılında mezun oldu. 1970’te Avusturya Hükümeti’nin bursuyla Salzburg Yaz Akademisi’nde ressam Corneille ile çalıştı. 1978 yılında Sedat Simavi Vakfı ödülünü aldı. Türk resim sanatı tarihinde önemli izler bırakan sanatçı 1992 yılında yaşamını yitirdi.



Burhan Uygur Resim Sergisi

Tarih: 5 Ocak – 5 Şubat 2011
Yer: Helikon Sanat Galerisi
Adres: Ebu Ziya Tevfik Sokak  No:15/1 Çankaya – ANKARA
Tel: 0312  441 78 01


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden

Ebülfez Ferecoğlu “İstanbul’da rüyadayım…” Resim Sergisi

08 Ocak 2011
"Galata'da Sabah" 80x100cm, 2010 - Ebülfez Ferecoğlu

Ebülfez Ferecoğlu - "Galata'da Sabah" 80x100cm, 2010

Ressam EBÜLFEZ FERECOĞLU,  “ İstanbul’da rüyadayım” resim sergisi ile 8 Ocak -  4 Şubat 2011 tarihleri arasında ALTA SANAT GALERİSİ’nde…

Sanatçı, yaşamak istediği, hayal ettiği hayatı İstanbul’da bulmuş. Bu sebeple hayran olduğu şehrin verdiği ilhamla ürettiği çalışmalarını bu sergisinde sanat izleyicisi ile buluşturmak istemiş. Ferecoğlu resmindeki genel fantastik yaklaşımı, bu sergideki tablolarda da görülmekte, İstanbul’u  bir masal diyarı gibi yorumlamaktadır.

ABD, Japonya, Danimarka, Almanya, Bulgaristan, Fransa, Polonya, Rusya, Ukrayna, Türkiye ve İran’da çok sayıda özel ve resmi koleksiyonlarda eserleri bulunan Ebülfez Ferecoğlu İstanbul için “Her bir köşesi ilham kaynağı, özellikle sanatçılar için sonsuz bir zenginlik.  Sürprizlerle dolu bir masal diyarı gibi. İstanbul’da rüyadayım. Bir insan başka nerede yaşamak isteyebilir ki…”  diyor.

Onun İstanbul’ları şimdiye dek gördüklerimizin çok dışında,  tümüyle kendine özgü İstanbul’lardır: Hem seçtiği kompozisyonlar hem de anlatımıyla, rengi ve çizgisiyle farklıdır. Onun resimleri ne eski dönem batılı ressamların İstanbul’larını anımsatır ne de elli yıllar öncelerinin empresyonist yaklaşımların takipçisidir. Bir yeniliğin peşindedir ve bu anlatım özelliklerini diğer resimlerinde de görmek mümkündür. Ferecoğlu’nun gözlemlemedeki başarısı özellikle İstanbul’dan seçkilerinde, kendini bilinçli bir şekilde ortaya koyar. Yanı sıra fotoğraf makinesi objektifi de değildir, sanatçı olduğu gibi aktarmaz. Burada sanatçının kompozisyon ustalığı ortaya çıkmaktadır.

Sanatçı Hakkında;

Ebülfez Ferecoğlu, 1956 Azerbaycan-Nahçıvan.  Azerbaycan Ressamlık Üniversitesi’ni bitirdi ve 1981-1985 yılları arasında Nahçıvan Güzel Sanatlar Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı. 1989’da Ukrayna Livov kentinde 3 aylık bir resim kampına katılan sanatçı, burada gerçekleştirilen yarışmada Moskova’dan gelen kurul tarafından birincilik ile ödüllendirildi. Sonrasında Rusya’nın değişik şehirlerinde karma sergilere ve sanat fuarlarına katıldı. 1997 yılında Türkiye’ye gelen ve yerleşen sanatçı birçok karma ve kişisel sergiler düzenledi. Kendi resim çalışmalarına halen İstanbul’da devam ediyor.

Ebülfez Fereceoğlu - "Dolunay'da İstanbul Evleri" 90x80cm, 2010

Ebülfez Fereceoğlu - "Dolunay'da İstanbul Evleri" 90x80cm, 2010

Ebülfez Ferecoğlu, sosyalist gerçekliğin teorisini kabullenmeyen Avangard ekolün temsicilerindendir:  14 seneden beri Türk sanatseverlerle çeşitli platformlarda buluşan Ebülfez Ferecoğlu, Azerbaycan resim sanatında 1950’lerde başlayan Avangard ekolün devamcılarındandır. Sosyalist gerçekliğin teorisini kabullenmeyen Azerbaycan Avangardının yaratıcıları  Cevat Mircevadov, Tuğrul Narimanbeyov, Rasim Babayev gibi dünyaca ünlü sanatçıların yolundan giden Ferecoğlu’nun Çağdaş Türk Resim Sanatı’ndaki yeri de bu kıstaslar ışığında değerlendirilebilir. Onun tablolarında gördüğümüz İstanbul  gerek kompozisyon gerekse renk zenginliği ve ustalığı bakımından geleneksel değildir. Portre ve peyzajları da aynı şekilde. Ferecoğlu’nun devamcısı olduğu ekolün bunda önemli payı olduğu gibi sanatçı, bu ekolün özelliklerini Türkiye’deki çalışmalarıyla daha da zenginleştirmiştir. Nahit Kabakçı’nın koleksiyonunda yer alan Mircevat’ın, Tuğrul’un, Rasim’in tabloları izlendiğinde Ferecoğlu’nun onların açtığı yoldan nasıl ilerlediği görülebilir.

Klasik formları bozan, geleneksele karşı üslubu eleştiriliyor… Eserlerinde, empresyonizmden başlayarak modern sanata kadar birçok sanat akımını deneyerek kübizm, sürrealizm, fovizm ve soyut ekspresyonizmi birleştiren Ferecoğlu,  günümüz sanatındaki gelişmeleri de kendi yorumuyla tuvallerine aktarıyor. Klasik formlar üzerinde yaptığı değişikliklerle bazen eleştirilen Ferecoğlu’nun cevabı “Resmin kendi lisanı var, ben sadece onun kendi dilini konuşmasına izin veriyorum. Algıladığım ve hissettiğim şeyleri kendi tarzımla aktarmaya gayret ediyorum. Renklerle yaratmaya çalıştığım algı, varlıkla hiçliğin karşılaşması, tezatların savaşı değildir. Geçişlerle sürüp giden, sonu olmayan bir zaman algısı yaratmaya çalışırım. Ölüm bu geçiş anlarından biridir ve değişerek var olamaya devam ederiz. Geçiş yollarında varoluş biçimlerimizle, iyiliklerimizle,  kötülüklerimizle izler bırakırız. İnsanı düşünmeye, sorgulamaya iten analitik konular ve hayatın içindeki insan rolleri benim kompozisyonlarımı oluşturur.

Ebülfez Ferecoğlu, resim sanatını kendine has edebi yorumlarıyla zenginleştirmektedir. Bunu da eserlerinde yararlandığı sembollerin çok konulu, çok anlamlı ve ölçülü form biçimleriyle onaylamaktadır.  Sanatçının ‘Balık Başlı İnsanlar’, ‘Yürüyen Zaman’, ‘Facia’, ‘İtiraz’, ‘Şah Balık’ ve ‘Aşk’ gibi eserleri incelenirse sanki kendi çağdaşlarının iç dünyasının, röntgen ışınlarına maruz kaldıktan sonraki görüntüleri fark edilir.  Aslında resmedilenler görünen olsa da resim,  alanından çıkıp özünde kendine has çok anlamlılığı yaşatan rollere sahne olur.

Ebülfez Ferecoğlu “İstanbul’da rüyadayım…”  Resim Sergisi

Yer: Alta Sanat Galerisi
Tarih: 8 Ocak -  4 Şubat 2011
Adres: Konaklar Mah. Söğüt Sok. Koza 10. Blok Daire:1 4.Levent – İstanbul
Telefon: 0212 282 69 65
www.altasanat.com

Ebülfez Fereceoğlu Resim Sergisi 8 Ocak – 4 Şubat 2011 tarihleri arasında her gün 10:00 – 18:00 saatleri arasında Alta Sanat Galerisi’nde izlenebilir.


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden

“Çizginin İki Tarafı – Afganistan’daki Amerika” Fotoğraf Sergisi

03 Ocak 2011

PhotoWorld Fotoğraf Merkezi, New York Times ve Corbis Ajansı adına çalışan Ünlü Amerikalı haber fotoğrafçısı David Bathgate’in “Çizginin İki tarafı – Afganistan’daki Amerika” konulu fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor.

Bathgate’in 9 yıl boyunca Afganistan’ın farklı kentlerinde savaşın yıkımını, Amerikan askerlerinin Afganistan’daki varlığını ve insanların yaşamını ölümsüzleştirdiği fotoğraflardan oluşan sergi 7 Ocak 2011 tarihinde düzenlenecek bir kokteylle açılacak. Sergi, 22 Ocak 2011 tarihine kadar gezilebilecek.

Sanatçı Hakkında Kısaca;

David Bathgate, doktora ve master derecesi kazanmak için ABD’deki Pennysylvania Eyalet Üniversitesi’nde antropoloji ve gazetecilik dalında eğitim aldı. David, bugün Avrupa’nın yanında ağırlıklı olarak Asya ve Orta Doğuda çalışmalarını sürdürmektedir. Time, Newsweek, Geo, Stern, Focus ve The London Sunday Times dergileri için fotoğraf çekmekte ve proje çalışmaları gerçekleştirmektedir. Hindistan Dharamshala gibi yerlerde ve Foundry Photojournalism Workshop, Bangladeş Daka’daki Pathshala – Güney Asya Fotoğrafçılık Enstitüsü ve Afganistan’ın Kabil kentinde AINA’da fotoğrafçılık, fotojurnalizm ve görsel iletişim konularında atölyeler ve seminerler düzenlemektedir. David Bathgate, Corbis Images Ajansı’nın Paris bürosu tarafından temsil edilmektedir.




David BathgateÇizginin İki tarafı – Afganistan’daki AmerikaFotoğraf Sergisi

Tarih: 7 Ocak – 22 Ocak 2011
Yer: PhotoWorld Fotoğraf Merkezi
Adres: Bahariye Caddesi Kuzu Kestane Sok. No: 16 Kadıköy, İSTANBUL
Tel: 0216 418 19 76
www.photoworldfotografmerkezi.com


Etiketler: ,
Kategoriler: Sergilerden

Mehmet Yangır “Anlar ve İzler” Resim Sergisi

03 Ocak 2011

Genç sanatçı Mehmet Yangır “Anlar ve İzler” Resim Sergisi, 7-12 Ocak 2011 tarihleri arasında Galeri Soyut Ankara’da açılıyor.

Fatih Karakaş‘ın sanatçı hakkındaki yorumları ise şöyle;

“Daha birkaç  yıl öncesine kadar -her ressamın ilk evresinde olduğu gibi- resimlerinde daha naturel ve realist bir yaklaşım sunusu yaparken, düşünsel evrimin ışığında doğal süreci izleyerek, resimlerinden natüralist tavrı atıp, realist görünümü en büyük malzeme olarak kullanarak izleyiciye kendine has sürreal yetisini sunmaktadır. Sanatının evrelerine bizzat tanık olmam, Yangır’ın  resimleri hakkında çok daha belirgin düşünceler sunmamı sağlıyor. Bazı resimlerinde, insan figürünü bir müzik aleti ile birleştiren Yangır, figürdeki mimik ve özellikle kol ve ellerdeki, adeta “tarza” doğru sürüklenen belirgin tavır ve karşısında duran müzik aleti ile, izleyici zihnini normal düşüncelerden saptıracak ölçüde farklı irdelemelere yönlendirmektedir. Bununla beraber figürün teni üzerinde uyguladığı iskambil kağıdı sembolleri ve benzeri iz ve işaretler, insan yaşamının belki de kumar ve rollerden ibaret olduğunu bizlere anlatmakta.

Son işlerinde figür ve nesneleri uzay-mekan ikileminde -ikilisinde-  ele alan genç sanatçı izleyicinin nesneleri rahatlıkla kavramasına yetecek uygun boşluklar bırakmakta. Paralel olarak tuvaldeki bazı alanlarda, canlı renkleri lekesel figür halinde biçimlendirerek tuvalinde nesne olarak görev vermektedir.”

Mehmet Yangır “Anlar ve İzler” Resim Sergisi

Yer: Galeri Soyut
Tarih: 7 -12 Ocak 2011
Adres: Yıdızevler Mah. Tagore Cad. (4.Cad.) Şehit Mustafa Doğan Sok. No: 82/A Çankaya, Ankara
Telefon: (312) 438 86 70 – 72
www.galerisoyut.com.tr

Mehmet YANGIR

Resim Sergisi

“Anlar ve İzler”

7 – 26 Ocak 2011

Mehmet Yangır Resimi Üzerine

” Genç sanatçı Mehmet YANGIR, daha birkaç  yıl öncesine kadar -her ressamın ilk evresinde olduğu gibi- resimlerinde daha naturel ve realist bir yaklaşım sunusu yaparken, düşünsel evrimin ışığında doğal süreci izleyerek, resimlerinden natüralist tavrı atıp, realist görünümü en büyük malzeme olarak kullanarak izleyiciye kendine has sürreal yetisini sunmaktadır. Sanatının evrelerine bizzat tanık olmam, Yangır’ın resimleri hakkında çok daha belirgin düşünceler sunmamı sağlıyor. Bazı resimlerinde, insan figürünü bir müzik aleti ile birleştiren Yangır, figürdeki mimik ve özellikle kol ve ellerdeki, adeta “tarza” doğru sürüklenen belirgin tavır ve karşısında duran müzik aleti ile, izleyici zihnini normal düşüncelerden saptıracak ölçüde farklı irdelemelere yönlendirmektedir.

Bununla beraber figürün teni üzerinde uyguladığı iskambil kağıdı sembolleri ve benzeri iz ve işaretler, insan yaşamının belki de kumar ve rollerden ibaret olduğunu bizlere anlatmakta.

Son işlerinde figür ve nesneleri uzay-mekan ikileminde -ikilisinde-  ele alan genç sanatçı izleyicinin nesneleri rahatlıkla kavramasına yetecek uygun boşluklar bırakmakta. Paralel olarak tuvaldeki bazı alanlarda, canlı renkleri lekesel figür halinde biçimlendirerek tuvalinde nesne olarak görev vermektedir.

Galeri Soyut’ta 7-12 Ocak 2011 tarihleri arasında açacağı “Anlar ve İzler” adlı ilk kişisel sergisi ile genç sanatçı Mehmet Yangır’ın, dikkatle izlenmesi gereken bir üslubun sahibi olduğunu düşünüyorum. İlerleyen dönemlerde, büyük ustaların kıvamına ulaşması şaşırtmayacaktır.

Fatih KARAKAŞ – Aralık 2010


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden