Sergilerden

Selçuk Demirel ‘Mart Kedileri’ Gravür Sergisi

11 Mart 2010

Ezgi Esen – Artimetre

Gravür Kedi

Gravür Kedi

1987 yılında Metis yayınlarından çıkan ve 15 Kedi deseninden oluşan “Pürtelaş” kitapçığının sunumunda ‘Çizmekten, boyamaktan yorulduğumu hissettiğim sıralar ara verip dinlenmek için kedi resimleri çizip boyadım hep. Belki de gizliden tembelliğe övgüydü yaptığım…’ diyen ünlü çizer Selçuk Demirel sanatseverlerin karşısına bu defa Onmara Atölye Galeri ile ortaklaşa geliştirdiği gravür kedileri projesi ile çıkıyor.

Demirel, 1991 yılında Paris’te Ecole des Loisir/ Pastel Yayınlarından çıkan “Regards de Chats” adı altında topladığı kedi desenlerini, 1998 yılında Yapı Kredi yayınlarında “Kağıttan Kediler” adı altında yayınladı. Bu kitabın birçok baskısı yapıldı. 2006 yılında da Metis yayınlarından “Başka Kediler” çıktı. 2009 yılının son günlerinde ise; Selçuk Demirel’in kedileri bu sefer Paşabahçe’nin bardak, vazo ve karafları üzerinde dolaşmaya çıktılar.

20 Mart – 20 Nisan 2010 tarihleri arasinda görülebilecek son sergisinde, öncelikle Selçuk Demirel’in atölyede tasarladığı ve doğrudan gravür tekniğinin gereklerini yerine getirerek metal plakalar üzerine çizdigi desenler yer almaktadır. Bunlara, atölyenin direktörü sanatçı Nurten Deniz’in teknik katkıları ile kağıt üzerindeki kedi desenlerinin metal plakalar üzerine taşınması ile hazırlanan eserler eşlik etmektedir. Her bir desenin kalıplara tek tek boya verilerek oluşturulduğu sergide 25 adet gavür eser bulunmaktadır. Baskıların her biri 30 adetle sınırlandırılmış olup, Selçuk Demirel tarafından numaralanarak imzalanmıştır.

Hazırlık aşamaları iki yıla yakın süren ve ‘Mart Kedileri’ adı altında toplanan bu sergide her renk, boy ve sınıftan, şaşkın, hüzünlü, kibirli, muzip, hınzır, ilgisiz, bilge, yalnız , neşeli, kızgın, hınzır, obur, kurnaz, üzüntülü, dengeli, keyifli, gizemli, tembel, uykucu, cesur, bağsız, bağımsız ve seksi kedileri göreceksiniz.

Sanatçı Hakkında;

Çalışmalarını 1978 yılında gittiği ve yerlestiği Paris’ten sürdüren Selçuk Demirel, Türkiye, Fransa ve Amerika’daki birçok önemli dergi ve gazetelerde desenlerini yayınladı: Cumhuriyet, Yeni Yüzyıl, Milliyet, Le Monde, Le Monde Diplomatique, Le Nouvel Observateur (Fransa) ve ABD’de The Washington Post, The New York Times, The Wall Street Journal, The Boston Globe vb.. Desenlerini düzenli bir şekilde kitaplaştıran Selçuk Demirel’in, 30’a yakın desen albümü ve bir o kadar da çocuklar ve yetişkinler için resimlediği kitapları yayınlandı. Çizgilerini Ankara, İstanbul, Paris, Duisburg ve Roma’da sergileyen sanatçının son sergisi geçtigimiz Aralık 2009 tarihinde İstanbul Galeri Nev’de Yüzde Yüz adı altında sergilenmişti.

Selçuk Demirel ‘Mart Kedileri’ Gravür Sergisi

Tarih: 20 Mart – 20 Nisan 2010
Yer: Onmara Atölye Galeri
Adres: 36.Ada, Ata 2/4, No:40 Ataşehir, İstanbul
Telefon: 0216 629 00 27
www.onmara.com

Galeri Çarşamba hariç hafta içi günlerde 10.30-17.00 arasında açıktır.


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden

Neriman Polat ve Hülya Eyidoğan ‘Güvenli Bölge’ Adlı Sergide Bir Araya Geliyorlar

11 Mart 2010

Ezgi Esen – Artimetre

Neriman Polat

Neriman Polat ‘Sevince’ Serisi

Dijital teknolojilerin hayatlarımıza daha fazla hükmettiği günümüz dünyasında, yaşanan olaylar karşısında sadece birer ‘kurgu’ izleyicisi gibi duyarsız kalıyoruz. Sanal ile gerçek arasındaki çizgiler giderek daha fazla silikleşiyor. Bir pencerenin ardından, tıpkı bir film seyreder gibi seyrettiğimiz savaşlar, afetler ve haksızlıklar bizde sadece hayıflanma duygusu yaratıyor. Her bilgiye kolayca ulaşırken, bir yandan da tüm kötülüklere uzak olmak ya da uzak olduğumuzu zannetmek bizleri rahatlatıyor. Kolay olanı seçiyor, ‘güvenli bölge’lerimize çekiliyor ve kendi dünyamıza hapsoluyoruz.

Gerçeklerin birer imajdan ibaret olduğu yanılgısıyla beraber, gerçek olmayanların gerçekmiş, ideal olanmış gibi duyumsatılmasını da eleştiren sanatçılar bu ortak noktada bir araya geliyorlar. Bir yandan gördüğümüz gerçekliklere duyarsız kalmak, diğer yandan gerçek olmayanı yaşamımıza katmaya çalışmak acaba bizim tercih ettiğimiz bir durum mu, yoksa tüm bunlar bize dayatılıyor mu? 90’ların sonunda başlayıp son yıllarda inanılmaz bir hızla yaygınlaşan dijital yaşamlar, uzun vadede bireysel ve toplumsal olarak bizlerden neler alacak?

Bu sorulara sanatsal bir dille yaklaşan ve yaşadıklarımızı kendi kendimize bir kez daha sorgulatmayı amaçlayan sanatçılar anlatım aracı olarak resim, video ve fotoğrafı kullanıyorlar.

Hülya Eyidoğan 'thumbsucker'

Hülya Eyidoğan 'thumbsucker'

Neriman Polat, ‘Sevince’ serisindeki fotoğraflarında sanal dünyanın sunduklarıyla büyüyenlerin, gençliğe geçişte yaşadığı yanılsamalar üzerine odaklanıyor. Her zaman tüketimin pompalandığı, fiziksel güzelliğin olmazsa olmaz hale getirildiği ve bunların kalıplar halinde dayatıldığı bir toplumsal projede mutsuzluk ve umutsuzluğun da beslendiği fikrinden yola çıkıyor. Sanatçı, vitrin performanslarında da kendi bedeni üzerinden ironik bir yaklaşım sergiliyor. Hülya Eyidoğan ise 16 farklı filmden seçtiği kareleri tuallerine aktarıyor. Ortak noktaları umutsuzluk olan bu filmleri yeniden yorumlayan sanatçı, yaşananları bir film gibi izleme durumunu eleştiriyor. Tuallere, filmlerden görüntülerin yer aldığı bir video da eşlik ediyor.

Sanatçılar Hakkında Kısaca;

1968 doğumlu Neriman Polat, 1990 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü’nden mezun olmuştur. Çok sayıda bienalde yer alan sanatçının eserleri Bulgaristan, Gürcistan, Almanya, Hollanda, İngiltere, Yunanistan, Slovenya, İtalya, Brezilya, Belçika, İspanya gibi birçok ülkede sergilenmiştir.

1980’de Almanya’da doğan Hülya Eyidoğan 24 yıldır İstanbul’da yaşamaktadır. Moda, resim ve sinema tarihiyle ilgili çalışmalar yapan sanatçı bu ortak sergiyle ilk kez sanatseverlerle buluşuyor.

Neriman Polat ve Hülya Eyidoğan ‘Güvenli Bölge’ Sergisi

Tarih: 3 Mart – 4 Nisan 2010
Yer: Pg Art Gallery
Adres: Cevdetpaşa Cad.  No: 15/3 Bebek, İstanbul
Telefon: 0212 263 33 90
www.pgartgallery.com

Sergi, Pazartesi günleri hariç her gün 11.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden

Pera Müzesi Turist Rehberleri İçin Tanıtım ve Bilgilendirme Kokteyli Verdi

09 Mart 2010
4385291562_a651a14fa8_b

Pera Müzesi'nde Rehberlere Yapılan Sunum

Banu Küçüksubaşı – Artimetre

Bundan birkaç sene önce Sabancı Müzesinde şahit olduğum, -500. Yıl Musevi Müzesi’nin de yılda bir, iki kez gerçekleştirdiği – çok gerekli bir uygulama nihayet İstanbul Müzeleri bünyesinde daha yoğun bir şekilde hayata geçmeye başladı. Sık sık sergi yenileyen müzelerimizin mutlaka işbirliği yapması gereken bir zümre var ise o da rehberlerdir. Rehberler çok gezen, çok gören, çok okuyan, çoğunluğu birkaç lisan konuşan birikimleri su götürmez ve her milletten kitleleri yönlendiren bir topluluktur. Herşeyden biraz bilmek zorunda olan bu meslek grubunun üyeleri için yapılan bu tür bilgilendirmeler sonucunda müzelerin ziyaretçi sayısı ve hasılatı hiç şüphesiz olumlu etkilenecektir. Sonuçta sergiler ile gerçekten ilgilenmeyen ama açılışlarda ‘Bende oradaydım.’ demek için boy gösteren bir çok kişiye nazaran daha faydalı olacakları kesin.

Pera Müzesi Genel Müdürü Özalp Birol rehberler için verilen bu kokteyle ev sahipliği yaptı. Gerek müze ve bugüne kadar gerçekleştirdiği sergiler, gerekse bağlı olduğu Suna-İnan Kıraç Vakfı hakkında ayrıntılı bilgiyi sıkmadan bizzat aktardıktan sonra Picasso’nun Suite Vollard Gravür Sergisi ile ilgili giriş konuşmasını yapıp rehberleri müze uzmanlarına yönlendirdi. Gerçekten örnek bir organizasyon ve özenli bir sunumdu. Bu tip bilgilendirme toplantılarının hele 2010 da bütün müzelerdeki her sergi başlangıcı ve süresince yapılması çok faydalı olur.

picasso_suite_vollard

Picasso, Suite Vollard'dan...

Sergilere geldiğimizde şu an Pera Müzesinde süreli olarak iki sergi yer almakta. Birincisi yukarıda bahsettiğim Picasso-Suite Vollard Gravür sergisi. Suite Volard, 20. Yüzyılın tanınmış sanat simsarlarından Ambroise Vollard tarafından ısmarlanan 100 tane gravürden oluşuyor. Ambroise Vollard Pera Müzesinin Marc Chagal-Yaşam ve Aşk- sergisinde de yer almış ‘La Fontain’den Masallar’ ve ‘Ölü Canlar’ ilüstrasyon ve baskı serilerini de ısmarlayan kişidir. Gravürlerde Picasso’nun tablolarında okunan kendine has lisanından cümleler çok rahat seçiliyor. Ayrıca kırmızı duvarların üzerine bazı gravürlerden sahnelerin büyütülerek yapılmış olması gerçekten çok estetik ve hoş bir görünüm oluşturmuş.

Sanatı sadece estetik algı ile değerlendiren izleyici kitlesi renksel hazzı gravürler de yakalayamayabilir ancak özel müzeciliğin daha çok yeni olduğu ülkemizde uluslararası yapılmış her anlaşma ve sergi değişimi gelecek yıllarda yapılacak daha büyük ve sansasyonel sergilerin habercisidir. Bu yüzden müzelerimizin bu yöndeki her çabası takdir edilmeli. Sonuçta bir üçüncü dünya ülkesi olan Türkiye’ye bu tür sergileri getirmek çoğu zaman olağanüstü çabalar ve hatırı sayılır bir maddi destek gerektiriyor.

İkinci süreli sergi Hipodrom/At Meydanı İstanbul’un Tarih Sahnesi adını taşıyor. Gerçekten iyi düşünülmüş bir kurgu çünkü İstanbul’un kurulduğu 4.yüzyıldan günümüze kadar İstanbul’a dair olan biten her şeyin izini At Meydanında bulmak mümkün. Sergi Constantine’in büstü ile başlıyor ve kronolojik bir sıra izliyor. Bizans zamanına ait arkeolojik buluntuların bir çoğu İstanbul Arkeoloji Müzesi’nden, bir kısmı yurtdışındaki müzelerden sağlanmış. Duvarlarda İstanbul’un Konstantinapolis olduğu zamanlara ait, buluntulardan yola çıkılarak bilgisayar ortamında yapılmış mimari canlandırmalar var. Bu da gerçekten sizi alıp tarihi bir zaman ve kente doğru sürüklüyor.

Biz Türkiye olarak aslında Bizans’ı dünyaya borçluyuz. Çünkü birçok Slav kökenli halk kendi orijinlerini Bizansta buluyor. Topraklarımız da bulunan geçmiş medeniyetler sadece bize değil bütün dünyaya ve dünya tarihine aittir. Bu bakış açısı ile yeterince ele alamadığımız Bizans diye adlandırılan Doğu Roma Medeniyeti’ne yaklaşmak, onu yeniden canlandırmak bu sergideki gibi yeniden kurgulamak, hem uluslararası kültürel platformlarda prestij hem de turizm geliri olarak bize geri dönecektir.

Serginin devamında ise 15. Yüzyıldan itibaren At Meydanın’da artık Osmanlıları görüyoruz. Çoğunluğu Topkapı Sarayı’ndan, diğer bir kısmı ise özel koleksiyonlardan toplanmış portre, ferman, rahle, şamdan gibi objeler İstanbul’un Osmanlı yüzünü görkemli bir şekilde yansıtıyor. Sergi gerek kurgu, gerek sergileyiş biçimi bakımından başarılıydı.

Her iki sergi de 18 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde gezilebilir.


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden

Konstantin Pobedin Sergisi (10 Mart – 24 Mart 2010)

08 Mart 2010

konstantianKONSTANTIN POBEDIN “One More Time” Resim Sergisi (10 Mart – 24 Mart 2010)

Konstantin Pobedin, 19. yüzyıl sonlarına ait gravür ve fotoğraflarla günümüz ışıltılı moda dergilerinden seçtiği erotik görüntüleri birleştiriyor.

İlk bakışta pop art’ı anımsatan bu kolajlar, dikkatli incelendiğinde dijital ortamdan uzak, tamamen el marifetiyle tasarlanmış soyut gerçekliğe dikkat çekiyor. Bugüne kadar dünya çapında birçok galeride kişisel ve karma sergilere katılan Konstantin Pobedin’in ‘Love’ (Aşk), ‘Magdalines’, ‘Birds in golden cages’ (Altın kafeslerdeki kuşlar), ‘Paper hearts’ (Kağıt kalpler), ‘Infantiliada’ (Çocuksu) adlı kolaj serileri, 10 Mart’tan itibaren Gallateria Sanat Galerisi’nde izlenebilir.

Konstantin Pobedinb 1956 senesinde Ukrayna’da dünyaya geldi.  Kharkov Sanat Koleji’nden mezun olduktan sonra 1980 senesinde Moskova’lı genç ressamlar birliği kendisini bir sergiye davet ettiler. Resimleri çok beğenildi ve basında epey yer aldı. Bunun üzerine kendisine Moskova’da kalmasını ve burada çalışmalarını devam etmesini önerdiler.

Konstantin Pobedin o zamandan beri Moskova’da çalışmalarını sürdürmektedir.

KOKTEYL :  10 Mart 2010 – 18:30

GALLATERIA SANAT GALERİSİ

Serdar-ı Ekrem Sk., Kamondo Han, No.: 22, GALATA-BEYOĞLU / İSTANBUL

Tel.: 0212 252 80 90


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden

Çağdaş Amerikan Figuratif Sanatı Seçkisi Türkiye’de

06 Mart 2010

Ezgi Esen – Artimetre

Alan Feltus "Summer" (2004)

Alan Feltus "Summer" (2004)

Casa Dell’Arte Galeri Çağdaş Amerikan Figuratif Sanatı’nı 5 – 27 Mart 2010 tarihleri arasında Türk sanatseverler ile buluşturuyor.

Sergi hem Türkiye’deki koleksiyonlardan seçilmiş Çağdaş Amerikan Figüratif Sanatı‘ndan eserlerden hem de New York‘tan iki figüratif sanat galerisinin ortaklığıyla oluşturulan ve daha önce Türkiye’de hiç sergilenmemiş sanatçıların eserleriyle oluşturulan bir seçkiden oluşuyor.

Modern sanattan itibaren dünyada en çok etkisinde kalınmış Amerika sanatında incelenmiş her türlü eğilim arasından en az araştırılmış figuratif sanatın en etkin isimlerini bir araya getiren sergide Steven Assael, Alan Feltus, Max Ginsburg, Jeffrey Gold, Susan Hauptman ve Steven Wright yeni yapıtları ile Casa Dell’Arte Galeri’de sergileniyor.






Gold Shelter Hi Res

Gold Shelter Hi Res

Çağdaş Amerikan Figuratif Sanatı Sergisi

Yer: Casa Dell’Arte Galeri
Tarih: 527 Mart 2010
Adres: İstiklal Cad. No: 163 Mısır Apt. Kat:3 D:10 Beyoğlu – İstanbul
Tel: 0212 251 1214
www.casadellartegallery.com


Etiketler:
Kategoriler: Sergilerden