16 Mayıs 2011

Küçük Beyaz Yalanlar

Serdar Gençer – Artimetre

Bir arkadaş grubunun her yıl tekrarladığı tatil gezisi.. Genel olarak olaylar bu çerçevede başlıyor. Çiftli çocuklu on beş kişilik grup, Max’in yazlığına tatile gidiyorlar. Tatilin öncesinde grubun tümünü ilgilendiren bir trafik kazası yaşanıyor. Marie’nin (M.Cotillard) eski sevgilisi Ludo, hastaneye kaldırılıyor. Bu olay tümden her şeyi etkileyecek ağırlıkta. Tatilde yaşananlar, grubun diğer çiftlerini etkileyen başka kavgalar, ayrılışlar, terk edilişler… Herkes bir yana çalkalanıyor, sarsılıyor. Diyalog temposu yüksek başlıyor filmin. İzlerken önce kimin kim olduğunu anlamakta zorlandım açıkçası. İlişkiler, yakınlıklar, çözmesi biraz zor geliyor ilk başta. Biraz  da ağır ilerliyor konu. İlk 90 dakikada, genel bir tatil manzarası, bazı kavgalar, komiklikler, aile durumları yaşanıyor. Buraları sabırla izleyip son düzlüğe geldiğinizde ödülünüzü alıyorsunuz. İkinci yarıda, Marion’un ağladığı bir sahne var, çok başarılı bir oyunculuktu. Diğer oyuncular da olması gerektiği gibiler. Sırıtan bir durum yok, hatta çocuklar da gayet iyiler. Filmin final sahnesi ise, bütün hikayeyi toparlayan, tüm grubu birbirine bağlayan bir sahne. Herkes sosyal bağlarından kopup yalın halde bir insan oluyorlar. Çok insani ve duygu yüklü bir şekilde noktalanıyor hikaye.

Küçük Beyaz Yalanlar, hem eğlenceli hem de hayata dair bazı diğer durumları içeren kaliteli bir yapım. Bu konuları sevenlere iyi gelecek bir film.

Film hakkında daha fazla bilgi almak için: BeyazPerde sayfasına buyrun!

Fragman da burada.


Paylaş: FacebookTwitterDeliciousDiggStumbleUponTechnorati

Yorum bırakabilirsiniz