07 Ocak 2011

Zıtların Sanat ile Bütünleşen Aşkı: Frida ve Diego

Banu Küçüksubaşı

Zıtların Sanat ile Bütünleşen Aşkı, Popüler Kültür İdollerinin Kışkırtıcı Pozları ile Popüler Kültür İronisi…

Frida Kahlo ve Diego Rivera Pera Müzesi’nde:

Frida & Diego

Hayatı irdelerken bazı insanların güzel olabilmesi için, birilerinin çirkin olmayı, kimisinin bollukta yaşaması için, ötekilerin yokluğu tatmayı ya da diğer yarılarının sağlıklı olması için bazılarının hasta olmayı kabul ederek ve göze alarak bu dünyaya gelmiş olabileceklerini ve hepsinin aralarında mutlaka karmik bağlar olduğunu düşünmüşümdür. İşte Meksika sanatının  20. yüzyıl temsilcileri olan Frida Kahlo ve Diego Rivera’nın ilişkisi bana bu fenomeni tam olarak doğrulamakta.

Onların ilişkileri, oluşları  tezatlıklar çerçevesinde vücut bulmuş ve bu özellikle Frida’nın sanatında yaşadığı sağlık sorunları yanında işlediği başlıca ikinci konu olarak onun ‘Frida Kahlo’ olmasında rol oynamıştır. Diego’nun iri cüssesi yanında Frida bir biblo gibi narin ve kırılgandır. Diego sağlıklı ve sağlam bir duruş sergilerken Frida genç yaşta geçirdiği trafik kazasının neden olduğu oldukça ciddi sağlık sorunları  ile  güçsüz düşmektedir. Diego yakışılı bir erkek olmaktan çok uzakken, Frida birleşmiş kaşlarına ve  belirgin bıyıklarına rağmen oldukça alımlı bir kadındır. Diego devasa duvar resimlerinde içinde bulunduğu toplumu büyük ölçüde objektif izlenimleri doğrultusunda yansıtırken, Frida çoğu zaman yatağında hasta yatarken küçük ve orta ölçekli tuvallerde kendini, hayatını algılayış biçimini son derece subjektif, simgesel ve zaman zaman gerçek üstücü bir yaklaşımla dışavurmuştur.

Frida’nın ‘Evreni Kucaklayan aşk, Toprak, Ben, Diego ve Senyor Xolotl’ adlı tablosunda hem özel hayatını hem de genel olarak Meksika Kültürü’nü domine eden bu dualizmi açıkça okumak mümkündür. Gece-gündüz, güneş-ay ikilemeleri yin-yang kavramı ve simgesine gönderme yapar.

Serginin afiş resmi olan ‘Teuhana olarak otoportre ya da Düşüncelerimde Diego’ da ise Frida kendini adeta bir gelin gibi süslemiştir.Başından çıkan iplikler  hem sadakatsiz olan kocası yüzünden hem de sağlık problemleri nedeniyle bir eş olarak kendini yetersiz hissetmesinden dolayı çektiği çilelerin bir simgesidir. Hint mitolojisinde ki Tanrı Şiva’ ya olan aşkını kanıtlamak için çile çeken Tanrıça Parvati’yle kendini özdeşleştirirken gelinliği içinde aynı Parvati gibi çektiği çilelerin sonunda ödüllendirilmeyi ve aşkına kavuşmayı beklemektedir.

Frida sağlık sorunları ve kendisine olan aşkı ile doluyken Diego daha çok Meksika’nın yerel kültürü, halkın gündelik yaşamı ve ülkesindeki siyasi çalkantılar ile meşguldür. Özellikle duvar resimlerinde Frida’yı sıksık betimlese de işlediği konular Frida ile olan ilişkisinden bağımsızdır. Diego, Frida ile karşılaştırıldığında daha gerçekçi üslupla anıtsal çalışmaktadır. Diego her ne kadar Frida’yı sayısız kere aldatmak sureti ile kalbini derinden kırmış ve bir ömür boyu sürekli üzmüşse de ona duyduğu üstü kapalı sevgi ve derin bağlılık doktoruna yazdığı satırlarda dile gelmiştir. ‘…En azından diyebilirim ki onun  hayatı benim için kendi hayatımdan çok daha değerlidir. O kendinde, sanatçı yeteneğini,dünyada sevdiğim ve beni ilgilendiren herseyi bitleştiriyor ve ben ancak onun sayesinde niçin yaşadığımı ve mücadele ettiğimi biliyorum’ (1946)

Jaques – Natasha Gelman Koleksiyonu’ndan Kahlo ve Riviera imzalı tablo ve eskizler, zamanın ünlü fotoğrafçıları tarafından belgelenmiş hayatlarına ait karelerden oluşan  40 parça  20 Mart 2011’e kadar Pera Müzesi’nde görülebilir.


Paylaş: FacebookTwitterDeliciousDiggStumbleUponTechnorati

Etiketler: ,


Yorum bırakabilirsiniz