12 Nisan 2010

“Julian Opie” Sergisi Galerist’te

Ezgi Esen – Artimetre

Galerist, İngiliz çağdaş sanatının önemli temsilcilerinden Julian Opie’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisine 21 Nisan – 20 Mayıs 2010 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Sergide, sanatçının ahşap, cam ve aliminyum üzerine akrilik ve vinil çalışmalarının yanı sıra LCD video işleri sanatseverlerle ilk kez buluşuyor.

Sanatçı, her gün karşılaştığımız insan, figür ya da manzara gibi basit ve genel olayları dünya çapında tanınan ince, kısa ve öz görsel diline çevirerek çağdaş dünyayı çiziyor. İmgeleri her gün gördüğümüz dünyadan arındırarak kendi stilinde işliyor. Opie geçmişin fotoğraf kaydından ziyade gerçekle, hatta referans, bellek, algısal tecrübeler ve temsilden oluşan tam bir gerçeklikle ilgileniyor. Sade, renkli ve aynı zamanda baştan çıkarıcı olan Opie’nin ikonik betimlemeleri alışılagelmiş mankenlerden çiftlik hayvanlarına, gökdelenlerden köy kiliselerine fiziksel dünyayı betimliyor. Eserleri dünyanın dört bir yanındaki müzelerde, galerilerde, dükkanlarda, havaalanlarında ve hatta bir garaj veya hastane kafeteryasında karşımıza çıkabiliyor.

Sanatçının İstanbul’daki ilk sergisinde yer alacak eserlerinin bir kısmı Londra Kraliyet Balesi’yle çalışırken tanıştığı İspanyol balerin Catherina’nın resim ve heykellerinden oluşuyor. Catherina, yüksek hızlı (high speed) video, çizim programları, bilgisayarla kesilmiş vinil, ipek baskı sanatı ve çelik kullanılarak, koreografisi Wayne McGregor tarafından hazırlanan bir dansın tam ortasında, hareket halinde görüntülendi.

Hareketli dört yeni figür ve bir dizi siluet portresi de ilk defa sergileniyor. LCD ekranlarda gösterilen bilgisayar filmleri, Opie’nin asistanlarını yürüyen tablolar olarak tasvir ediyor. Bunun yanı sıra ahşap üzerine bilgisayarla kesilmiş vinillerde yer alan oval siluet portreler; 18. Yüzyılda, fotoğrafın icadından hemen önce çok popüler ve yaygın olan hızlı otomatik portre üretim tekniğini çağrıştırıyor. Eserlerde kullanılan diğer bir eski icat da iki genç Koreli kardeşin dört mercekli portresinde yer alıyor. Üç boyutlu bir etki yaratmak için oluklu bir mercek kullanılan ve hem manga filmlerine hem de arka planda uzakta manzaralar yer alan eski zaman ustalarının portrelerine göndermeler yapıldı.

Son olarak, Opie’nin işlerinin pek çoğunda gördüğümüz moda mankeni Bijou’nun bir grup eski heykeli de sergide yer alıyor. İki cam arasına yerleştirilmiş bir resimde Bijou, sanki barok tarzı bir heykelmiş gibi poz veriyor. Opie’nin Türkiye’deki ilk sergisinde, pek çok farklı kişi ve bunları tasvir etmek için pek çok farklı yol sunuluyor.

Seçtiği imajları figüratif bir reprodüksiyona çeviren ve dijital teknikleri kullanarak değiştiren Opie, bir dizi eleme işlemiyle imajlarını kurgulayarak kısa ve redüktif bir görsel lisan geliştirmiş. Opie’nin insan figürüne ve portreye olan ilgisi zamanla genişleyerek onu hareket eden animasyonlara yöneltmiş. Bu figürler gerçek insan hareketinin akıcılığıyla yürüyor, gülümsüyor ve dans ediyorlar.

Julian Opie elindeki yüzeyleri düzleştirerek, bir arabanın üzerindeki girintiler ya da ineğin üzerindeki lekeler gibi kendine özgü detayları dahil etmeyerek en temel çizgilerine ve renk paletine indirgiyor. Ortaya çıkan sonuç kalın çizgili, temiz kenarlı ve parlak yüzeyli trafik işareti kadar kolay okunan basit resim yazılar oluyor. Opie “Ben her zaman dünyadan, bana vurucu gelen şeylerden bahsediyorum ve sonra bunları sentezliyorum ya da kendi versiyonumu yapıyorum.” diyor.

“Julian Opie” Sergisi

Yer: GALERİST
Tarih: 21 Nisan – 20 Mayıs 2010
Adres: İstiklal Caddesi Mısır Apt. 163/4 Beyoğlu – İstanbul
Telefon: : 0212 244 8230


Paylaş: FacebookTwitterDeliciousDiggStumbleUponTechnorati

Etiketler:


  1. Pretty nice post. I just stumbled upon your blog and wanted to say that I have really enjoyed browsing your blog posts. In any case I’ll be subscribing to your feed and I hope you write again soon!

Yorum bırakabilirsiniz