Sinem Ergun – Artimetre
Entelektüel bir yazardan mistik bir hikaye Sahilde Kafka.
Genç bir delikanlının ergenlik çağından geçişini ve yeni bir idrak seviyesine ulaşmasını metaforlar ve sembollerle çeşnilendirerek okuyucuya sunuyor Japon kült yazar Haruki Murakami.
Romanını kurgularken merak seviyesini hep yüksekte tutmayı başarmanın yanısıra birbirinden bağımsız görünen ama aslında girift bir yapıya sahip hikayelerin, karışmış bir yumağı açar gibi teker teker düğümlerini çözüyor. Okuyucuya ise sabır ve emek isteyen bir okuma süreci ve anlam kazanmayı bekleyen bir dolu sembol ve algorik betimlemeleri çözümlemek kalıyor.
Sahilde Kafka geçmişle günümüz arasında mekik dokuyarak zamanları birbirine bağlarken, tesadüf eseri biraraya gelen karakterleri de kaderin cilvesiyle açıklıyor. İnanç, kader, gelişim ve bir dönüşümü konu alan hikaye bir yandan da edebiyat, jazz, klasik ve rock müzik konularında derin bilgiler veriyor.
Hikayede esas olarak 15 yaşında bir genç olan Kafka Tamura, babası yüzünden Oedipus kehanetini gerçekleştireceğine inandığı için evden ayrılır. Yaşıtlarına göre olgun, bilgili ve disiplinli bir çocuktur. Annesi yıllar önce üvey kız kardeşini alıp evden ayrılmıştır. Kafka Tamura kehanetten kurtulmak isterken hiç beklenmedik olaylarla karşılacaktır.
Bununla paralel Nakata adında 60′lı yaşlarında zihinsel yetileri kısıtlanmış bir adam gizemli bir serüvene atılmıştır. En büyük özelliği kedilerle konuşabilmek olan Nakata, kendisinin de açıklayamadığı sadece hissedebildiği gerçeküstü olayların başkahramanı olmaktadır.
Bu iki karakterin yanısıra entelektüel kütüphane görevlisi Oşima, acı dolu ve gizemli bir geçmişe sahip Saeki hanım ile iyi niyetli ama cahil tır şöförü Hoşino hakkında derinlemesine bilgi sahibi olacaksınız.
Genel anlam itibariyle bu bir dönüşüm hikayesi, bu öyle bir dönüşümki genç bir insanın fiziksel, cinsel ve zihinsel bir olgunluğa ve idrak seviyesine erişmesini sembolize etmekte. Bütün semboller bu bakış açısıyla bir anlam oluşturabilir.
Johnny Walker, Albay Sanders hikayenin beyaz tavşanları olurken, gökten yağan balık ve sülükler, bilgiç karga, giriş taşı, ruh emen kaval, romanda fantastik boyutu ve alegorileri oluşturmakta.
Kitap bittikten sonra okur bir müddet taşları yerine oturtma mücadelesi verecek ve doğal olarak pek çok soruya cevap arayacak. Yazar Haruki Murakami okuyucularını düşünüp internet üzerinden soruları yanıtladığı bir site oluşturmuş ve şuana kadar gelen sekizbin postadan binbeşyüze yakınını cevaplandırmış. Kendisiyle yapılan bir röportajda, kitabın anlaşılır hale gelmesi için birkaç kez okunması gerektiğini ve her okumada soruların cevaplarının belireceğini söylemiş.
1949 doğumlu Japon yazar ve çevirmen Murakami ilk romanından itibaren edebiyat ödülleri almış, romanları 40 ın üzerinde dile çevirilmiş ve Sahilde Kafka ile Franz Kafka ödülünü almıştır. Diğer eserleri arasında ‘Zemberekkuşu’nun Güncesi’, ‘İmkânsızın Şarkısı’, ‘Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında’ ve ‘Yaban koyununun İzinde’ yeralmaktadır.
Murakami kedilere olan tutkusu yüzünden romanlarında bu figürü kullanmayı hiç ihmal etmez, tıpkı bu romanda karşılacağınız gibi. Ayrıca hayatının ayrılmaz parçası müziğin romanlarının içinde mutlaka yer aldığını belirten yazar, okuyucuya da romana eşlik edecek müzikler öneriyor. Örneğin Sahilde Kafka’nın son virajında okuyucunun kulağında Beethoven’ın “Arşidük Üçlüsü” mutlaka çalacaktır.
Gerçekle hayalin içiçe geçtiği, mistik yapıda bir iç yolculuğuna tanık olmak ve bir dönüşümü yakından izlemek istiyorsanız Sahilde Kafka’yı okumanızı tavsiye ederim.










Metafor nedir? İşte bu kitabın tam kendisidir. Kitapta açık uçlu hiçbirşey kalmıyor. Kafka çekçe “Karga” demek. Kitaptaki geçen Karga ve kitabın ismi ile ilgili sorularınız da işte bu şekilde kapanıyor. Sahilde Kafka, Sahilde Karga. Kafka ise bilinçlerde her daim “Dönüşüm” demek. E bu kitap ta bir dönüşüm hikayesi zaten. Zeka dolu bir masal. Murakami nin hiçbir köşesi yok. Herşeyin olabileceği ve aslında göründüğü gibi de olmadığı bir döngü söz konusu. Kitabın arka kapağı ve annesi ile kızkardeşine tecavüz edecek kehaneti “Vay!” dedirtebilir. Ama kanmayın. Hikaye bu değil. Oradaki metafor ise modern zamanlara gelmiş eleştirel bir izdüşüm sadece.
Murakami, hayal alemi, gerçek, serüven, hiçlik, herşey ve hayat bu kitapta…
Edebi bir başyapıt!
“Yolculuk yol arkadaşıyla, dünya duyguyla.” – Kitaptan
Sahilde Kafka’yı hiç bitmese duygusuyla okudum. Haruki Murakami kitaplarının hepsinde de alt metinde mutlak müzik var. Bunun en yoğun olduğu sanırım İmkansızın Şarkısı.