Salih Seçkin Sevinç – Artimetre
Yüzüklerin Efendisi ve King Kong’un yönetmeni Peter Jackson son derece etkileyici bir drama ve metaforlarla dolu olan senaryoda görsel bir şölen ile karşımızda. Alice Sebold’un 2002 tarihli aynı adlı romanından beyaz perdeye aktarılan filmin başrollerini Saoirse Ronan, Mark Wahlberg, Rachel Weisz ve Susan Sarandon paylaşıyor.
Susie Salmon ergenlik çağına geçiş yapmakta olan bir kız ve bizlere kendi ağzıyla 12 yaşından itibaren hikayesini anlatmaya başlıyor. 2 kardeşi ile birlikte mutlu bir ailenin en büyük kızı olan Susie, 14 yaşında iken bir seri katil tarafından öldürülüyor. Filmin etkileyici yanı da zaten burası; ölüm anını hatırlamayan Susie kendini bir anda ölümle yaşam arasında buluyor. Yani Araf’ta. Ancak dünyadan ayrılan bedeni hayatta kalan diğer tüm bireylerin bulunduğu yerin izdüşümleri ile kendisine yansıtılmaya devam ediyor. 12 Nisan 1994 doğumlu Saoirse Ronan, Susie karakteri ile filmde son derece başarılı bir performans sergilemiş. Bu ismi ilerleyen yıllar için aklınızda tutun. Bu performanstan sonra bu kızın yıldızının parlayacağı kesin.
Filmde en heyecan verici şey, Peter Jackson’ın ölüm ve sonrasını tıpkı rüyaların bir benzeri gibi semboller ve bu sembollerin her iki alemde yarattığı metaforlar ve izdüşümler üzerine işlemiş olması. Gerçek hayatta gördüğünüz bir nesne Araf’ta başka bir anlama bürünürken, Araf’ta görülen nesne gerçek hayatta farklı bir izdüşüm ile anlam buluyor. Bu bir yandan da İslam mistisizmi ile de örtüşüyor aslında. Bunu da bu kadar güzel lirik bir görsellikle ancak Peter Jackson anlatabilirdi.
Susie ölümünü kabul ettikçe kendi başına gelen kötü şey de dahil olmak üzere herşeye büyük bir olgunluk ve dünya’da olan sıradan bir hikayeymiş gibi yaklaşacak. Geri dönüşü olmayan bir yolda onun bu olgunluğunu aslında seyirci olarak bizler de kabul ediyoruz ve işte bedene bürünmüş herkese bu kabul ediş çok ağır geliyor.
Ölüm teması üzerine kurulumuş izlediğim en etkileyici film.
Bu tecrübeyi mutlaka yaşayın. Kesinlikle 2010′un en iyilerinden.
Filmin IMDB bilgileri için tıklayın.









başrolde oynayan kız çok şeker, hem rolünü de gayet güzel oynuyor. babası rolündeki mark wahlberg ve annesi rolünde de rachel weisz ise sönük kalmışlar. özellikle babanın saçları tam oturmamış gibi. film, bir miktar can sıkıcı bir konuyu, izlerken sıkmadan işlemiş, bence başarılı.