Sinem Ergun - Artimetre

Los Abrozos Rotos
Penélope Cruz hayranıysanız buyrun, tam size göre bir film. Penélope Cruz’u ilk olarak ‘Vanilla Sky’da seyredip güzelliğine, özellikle de gülüşüne hayran kalmıştım. Onu daha sonra “Corelli’nin Mandolini” filminde seyrettim. Kendisi gibi oyunculuğu da abartısız bir muhteşemlikte. Geçen yıl “Vicky Christina Barcelona” filminde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar ödülüne layık görülen Penélope, bu yıl Altın Küre’de “Nine” adlı müzikal filmle en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında aday gösteriliyor; “Los Abrazos Rotos” ise En İyi Yabancı Film dalında yarışıyor.
Filmin konusunu özetlemek, filmi çok sıradan ve sıkıcı kılacakmış gibi geliyor bana. Ama fikir vermesi açısından, aşkın beraberinde getirdiği tüm duyguları bütün karakterler paylaşmış diyebilirim. Bir anlamda aşkın sorgulandığı, sınırlarının ne kadar zorlanabileceği, saplantıların boyutları ve tüm bunların yanında aşkın nasıl yaşatılabildiği anlatılmak istenmiş. Bir yanda sevdiği kadını kaybetme korkusuyla yaşayan bir adamın çaresizlik içinde çırpınışını ve kendi gururunu ezerek buna seyirci kalmasını, diğer yanda karşılıksız sevgisi ve kişisel ihanetinin sırlarıyla yıllarca ezilmiş ve gizliden gizliye borcunu ödemeye çalışmış bir kadını izliyoruz. Bütün bunların tepesinde ise acısının üzerine yeni bir kimlik altında yaşamaya çalışan kör bir yazar ile hırslarının peşinde hem aşkı hem de hayallerini yaşamaya çalışan genç bir kadın.
Hayatın en vazgeçilmez olgusu aşkın işlendiği bu filmi bence özel kılan, senaryonun ve oyunculukların harika oluşu. Bu kadar uç noktaları abartısız ve gerçekçi olarak sunmaları elbette ki filmin senaryo yazarı ve ünlü yönetmeni olan Pedro Almódovar‘ın başarısı. Filmi seyrederken hiçbir karakteri yargılayamıyoruz, sadece her birinin mücadelesini kendi içinde haklı olarak gözlemleyebiliyor ve hiç yadırgamıyoruz.
Ben özellikle Jose Luis Gomez’in oyunculuğuna dikkat çekmek isterim. Son ana kadar oynadığı karakterin gizemini saklamayı başardı. Elbette Lluis Homar’ın da zaman içindeki değişken yaşam ve iç dünyasını sunuşu görmeye değer.
Flashbacklerle zaman içinde gelgitler yapan filmde zaman zaman da gerilimli dakikalar mevcut.
Filmin sonunda karakterler bir parça huzur buluyor, bizde konu kapanmıştır deyip evlerimize geri dönüyoruz.
Bakalım bu film İspanya’ya bir ödül getirebilecek mi?








film tipik bir avrupa sineması örneği… çok beğendim.
Esas gitmek istedigim filme bilet kalmadigi icin mecburen bu filme gittigimi hatirliyorum. Biraz isteksiz, ama gelmisiz artik sinemaya diyerek girdim, eskiden pek ilgilenmedigim Cruz’a hayran olarak ciktim…Cruz’un kendi dilini konusmasinin yarari cok buyuk oldu bunda cunku cunku oyunculugu daha dogal geliyor o zaman. Filmin sonunda dedigin gibi “konu kapanmistir deyip” evimize donduk. Harika bir film.