Salih Seçkin Sevinç – Artimetre

Alain Valtatın Atölyesinden
Schneidertempel Sanat Merkezi Fransız heykeltraş Alain Valtat’nın Türkiye’deki ilk sergisine ev sahipliği yapıyor.
Heykellerinde ağırıklı olarak demir kullanmasından dolayı “Demir Adam” diye tanınan Fransız heykeltraş Alain Valtat 7 Ocak – 14 Şubat 2010 tarihleri arasında Schneidertempel Sanat Merkezinde Türkiye”deki ilk sergisini açıyor.
Alain Valtat uzun yıllar “dünyanın hassas bölgeleri”nde gazetecilik yaptı. Şiddete artık tanık olmak istemediğini düşündüğü zaman, Fransa’nın en iyi serigrafi baskı atölyelerinden birini kurdu. Tüm bunlar olurken 1965’de bıraktığı heykele, 80’li yıllara doğru bir daha kopmamacasına geri döndü. Heykelleri bugün Fransa’da ve yurt dışında çeşitli kolleksiyonlarda bulunan Alain Valtat şimdi kırk yıllık dostlarının arasında Türkiye’de; 2009 yılında aldığı bir kararla Bodrum’a yerleşti. Bugün Gümüşlük Akademisi’nde, Latife Tekin ve Gürel Yontan’ın desteği ile kurduğu yeni atölyesinde heykel çalışmalarına devam etmektedir.
Bu sergi bir anlamda, 60’lı yıllardan itibaren Türkiye ile kopmayan bir bağı olan sanatçıyı, Schneidertempel Sanat Merkezinde, Türk sanatseverlerle buluşturarak ‘ikinci evine hoşgeldin` partisi anlamını da taşıyacak …
Alain Valtat Diyor ki;
- “Denge, konstrüksiyon ve bellek sorunlarına özen göstererek, toplumdaki çağdaş heykel eğilimlerine özellikle ilgi duyuyorum. Kavramsal ve sanal azgınlığa karşı, anıtsal heykelin kandırıcı rolünden sıyrılıp kentin bağrındaki yerini yeniden almasını diliyorum”
- “Kentin, belleğin ve “güzelliğin” uyumlu gelişmesine katkıda bulunmak gerekir, çünkü “ gidebil
diğimiz kadar gerilere gittiğimizde, bir Cité ve bir Cité sanatının oluştuğunu görüyoruz.”
- “Demir bence çağdaş heykelin en mükemmel malzemesi. İnsan düşüncesinin hâlâ prehistorik çağda olduğunu düşünüyorum, bu nedenle de yirmibes yıldır “Demir Çağı” heykelleri üzerine çalışıyorum. Heykeltıraşın işi, insanların imgeleminde anımsama yaratmaktır, tüm sanatçılar da bu nedenle yaşadıkları toplumun tanıklarıdır aynı zamanda. Heykel de bu rolden kurtaramaz kendini. Bu bakışı dönüştürmenin çok önemli olduğunu sanıyorum. Unutmayın ki demir yer kabuğunun yüzde beşini temsil ediyor.”
- “ Bazıları ellerini kullanmayı sevdikleri için heykeltıraş olur, şu ya da bu malzemeye karşı bir eğilimleri vardır. İşte ben onlardanım. Ama bu yetmez, özel bir duyarlılığa sahip olmak gerekir, ben demirle kendimi çok iyi ifa de edebildiğimi düşünüyorum. Bu malzemeyi işlerken ortaya çıkan sorunlarla baş etmeye çalışmanın çok ilginç olacağına inanıyorum. Kütle, hacim; ışıkla form ya da boşlukla hacim arasındaki ilişki, formları ve yapıyı anlayabilmek için daha da ileri gidebilmenin yollarını aramak, bu yolla uzaysal gerçekliği az çok anlayabilmek; işte benim heykelle ilgili meselelerim bunlar aşağı yukarı. “
Schneidertempel Sanat Merkezi; Bankalar Cad. Felek Sk. No:1 KARAKÖY-İST
Açılış/Kokteyl: 07 Ocak 2010 Perşembe, 17.30-20.00
Ziyaret: Hafta içi her gün 10.30-17.00, Cumartesi Kapalı, Pazar;12.00-16.00








