Salih Seçkin Sevinç – Artimetre
1 Ocak, yılbaşı ertesi. En iyi yapılacak şey filme gitmek. Bizde eğlencelik “Yahşi Batı” yı tüm önyargılardan arınmış ayrıca birgün öncesinden de sinirlerimiz alınmış olarak izlemeye gittik. Biraz ağır olacak belki ama çıkınca herkesin görüşü “Bir daha Cem Yılmaz’ı Sinema’da izlemeyelim.” oldu.
Evet, bundan sonra DVD’de izleyeceğiz. TV’de izleyeceğiz Cem Yılmaz’ı… Stand Up yaparsa izlemeye gideceğiz o ayrı.
Stand Up gösterisini bir senaryo – tabi varsa- içerisinde yapmaya çalışan bir Cem Yılmaz ve oyunculukların esprilerle oldukça zorlandığı bir film Yahşi Batı. Hatta öyle ki, Ozan Güven film bitişinde jenerikte, kamera arkası görüntüleri gösterilirken”Bir daha komedi filminde oynamayacağım.” dediğinde ben ne kadar ciddi olduğuna emindim. Ama o bile dayatmalı espriler ağı içerisinde bir şaka gibi algılandı ya ona yanıyorum. Oysa ki film gerçekten zorlamalı espriler ile bir durum komedisi olmaktan ve Cm Ylmz Stand Up’ı olmaktan öteye gitmiyor. Ama maalesef sinemada da Stand Up olmuyor.
Senaryo zaten yok. Esprilere harcanan zeka’nın onda biri kadar bir zeka senaryoya harcanmış olsaydı ne güzel olurdu. “Recep İvedik tuttuysa biz de ne kasacağız arkadaş! Ver bel altı espriyi, daya espriyi sürekli gitsin.” zihniyeti çok bariz. Hatta enteresandır. İlk defa bir filmde bir an önce vizyona girsin diye midir nedir, montajda bir acelecelik olduğunu fark ettim. Hatta çoğu sahneyide ilgisiz ve kopuk buldum. Yahşi Batı’dan çıkınca aklımıza direk şunlar geldi:
- Paran olsa da iyi film yapamayabiliyorsun.
- Cem Yılmaz “Stand Up” ile tanındı. Zeki esprilerle sahnede hepimiz kendisini çok sevdik ve güldük. Ama sinema ayrı birşey.
- Cem Yılmaz, gittikçe “Mehmet Ali Erbil” oyunculuğu denen yere doğru mu gidiyor ne?
- Komedi dışında birşeyde oynayamayacak olan Cem Yılmaz’da madem para var, güzel senaryolu işlere prodüktörlük yapsın yeter.
- Cem Yılmaz sadece “Stand Up” yapsın.
- Cem Yılmaz madem böyle güldürmelik işler yapıyor, sinemayı daha fazla zorlamadan bıraksın ve “TV Series” denen dizi olayına el atsın. Nasıl olsa dizi tadında bir senaryo yakalamış artık oradan oraya bağlar durur.
Unutmadan, “Filmde küfür GORA’daki kadar yok.” denen şehir efsanesine de inanmayın… Aksan kisvesi altında önceki filmlere göre daha fazla ve daha ağdalı küfürlerle karşılaşıyorsunuz.
Biz mi büyüyoruz? Cem Yılmaz mı yaşlanıyor? Zevklerimiz mi değişiyor? Ne oluyor? Anlamadım.









bu fılme gıtmedım gıtmemede gerek yok,berbat otesı olacagı cem ın dıger fılım lerınden bellı,dogal olmayan komedı ,komedı degıldır.
A.R.O.G. dan sonra Cem Yılmaz ın filmlerine gitmek konusunda bir tereddütüm olmuştu..Yahşi Batının fragmanı bile gitmek istememem için yeterli oldu aslında… Cola Turkanın bayat espirili reklamları da cabası…Evet Cem Yılmaz sadece stand up yapmalı…