Salih Seçkin Sevinç – Artimetre
18 Kasım’da Aksanat’ta başlayan sergiyi programımın yoğunluğundan ötürü biraz geç gezdim ama kanımca yılın en güzel sergilerinden bir tanesiydi. Kurum galerisine de zaten bu şekilde bir sergi yakışır. İpek Duben: Bir Seçki 1994- 2009 isimli sergi, adı üzerinde sanatçının son onbeş yıllık üretiminden örnekleri içeriyor. 2010′a böyle güzel bir serginin haberini yaparak girmek ise benim için ayrı bir keyif.
Normalde son yıllarda Türkiye’de gördüğüm içi boşaltılmış örneklerinden dolayı “Yerleştirme – Installation” tarzı işlere biraz önyargılı bakıyordum. O yüzden nerede bir “Yerleştirme” tarzı sergi var, gezmek durumunda kaldığımda “Amaan” demeden geçemiyordum. Ancak bu sergi öyle olmadı. Neredeyse tamamen soğuduğumu düşündüğüm “enstalasyon” kavramı ile tekrar barıştım. Türkiye’de de bu işin iyi örnekleri olabileceğini gördüm ve İpek Duben gibi bir sanatçımızın olmasından ötürü de ayrıca gurur duydum.
İçinde “Zeka” olan ve anlatanın bir derdi olan her işe varım. Mesajı olan ve karşısındaki izleyiciye birşeyler söyleyerek sizi kalbinizden yakalayan bütün sanat eserleri gibi İpek Düben’in işleri de aynı etkiyi yaratıyor. Bir ruletin bulunduğu disko ortamında “Sezen Aksu” şarkıları ve “Yunus Emre” ilahileri eşliğinde gezdiğim”Lovegame” ve gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinin metal plakların üzerine işlendiği ”Lovebook” isimli aile içi şiddet ve namus cinayetlerini anlatan yerleştirmeler çok etkileyiciydi.
Özellikle de “Türk Nedir?” isimli “Türk” kavramı üzerine yabancıların önyargılarını ve kültürel ırkçılık mesajlarını bize anlatan video çalışmasına bittim diyebilirim.
Sergi çok başarılıydı. Aksanat’ta sanatçının “Türk Resmi ve Eleştirisi” ve “Seksenlerde Türkiye’de Çağdaş Sanat: Yeni Açılımlar” ismli kitaplarını da satın aldım. İlginenlere de mutlaka tavsiye ederim.
Teşekkürler ve tebrikler İpek Duben!
İpek Duben hakkında daha fazla bilgi için;









