Yazmayayım diyorum. Sabrediyorum ama kılıcımı kınından çıkardım bir kere … Ben diyorum ki, “Ya, insaflı olayım.” Onlar diyor ki, “A, lütfen önce ben, önce ben.” Bir konu var ki artık gözüme gözüme sokulunca yazayım dedim.
Metin Asağ diye bir ressam var. Daha önce Ayasofya’da sergi açtı. Şimdi Paris’te açmış. Tebrikler. Sürekli basın bildirisi gönderiyor kendi e-mailinden. Çabasını takdir ediyorum. Her hafta ikişer tane geliyor maillerden. Ancak mailin şu başlığı nedir yahu? “Paris’te ünlü ressam Metin Asağ’ın eserlerine yoğun ilgi.” Ön yazıya da bir göz atalım.
“Fransa’da “Türkiye Mevsimi”etkinliklerinde ünlü ressam Metin Asağ’ın açılışı yapılan”les turcomanies de metin asag”konulu Türkiye ve Harikaları projesi Fransızları büyüledi. Ortak paydada kültürleri buluşturan eserler için Fransız yetkililer” Muhteşem “ve “Olağanüstü” gibi ifadeler ile tanımlamaya çalıştılar.”
Ya, bir ünlü ressam ! (ayrıca bu ressam kendine ünlü ressam diyor) neden kendi e-mail adresinden gönderdiği mailde yaptığı işi ”Muhteşem” ve “Olağanüstü” diye tanımlar ve kendini böyle komik bir duruma düşürür anlamıyorum. Bırak bu tanımları başkaları senin adına yapsın. Basın bildirinde sen sadece yaptığın işi yaz. Bırak sıfatları başkaları yerine koysun, eleştirileri başkaları yapsın. Eserlerini başkası övsün, sergiyi başkaları yersin.
Peki Metin Asağ nasıl bir ressam? İsmail Acar nasıl bir ressam ise, Metin Asağ’da öyle bir ressam. Osmanlı sultanlarının portrelerini yapıyor. Miğferler, Kaftanlar, Napolyon’un Mısır Seferi, Çini Vazo, At Alınlığı v.b. birbirinden eklektik birçok temaya sahip geniş bir portföyü var.
Hele Asağ’ın Fransa’ya gideceği için yaptığını düşündüğüm “Napolyon’un Mısır Seferi” ve Kırım Savaşı’nın anlatıldığı bir “Üçlü İttifak” tabloları var ki; bakın sanatçının gönderdiği “olağanüstü” basın bildirisinde onlardan nasıl bahsedilmiş.
“Metin Asağ’ın farklı kültürleri ve medeniyetleri olağanüstü harmanladığını kaydeden yetkililer, “sonuç sürprizlerle dolu”diye konuştular. Ancak sürpriz, son 30 yıldır Fransa ‘da hiç yapılmayan Napolyon’a ait tablo ile geldi. Napolyon’un Mısır seferinin yorumlandığı çalışma bir hayli ilgi çekti. Bu tablo ile karşılaşan kimi sanat tarihçileri Türkiye’nin Avrupa Birliğine Girmesi yolunda, Türkiye’den Fransa’ya bir jest mi soruları ile karşılaşan Asağ bir hayli şaşırmış. Sanatçının usta firçasından çıkmış “Kırım Savaşı’nın anlatıldığı üçlü ittifak(Fransız,İngiliz ve Osmanlı)tablosunun verdiği anlamlı mesaj ile Roma, Bizans, Osmanlı medeniyetleri ile “Ayasofya ve Mozaikleri” gibi mimarlık, tarih ve sanatın buluştuğu tabloları da sergilenen eserler arasında yer aldı. “
Basın bildirisi mizah dergisi tadında…
Yazının başında gördüğünüz tablo yukarıda bahsedilen ve Asağ’ın da yanında poz verdiği ”Kırım Savaşı” isimli Avrupa birliği için jest olan tablosu…Fransız, Osmanlı ve İngiliz abilerin “Biz Bir İttifakız” mesajı verdiği tablonun arka fondaki görseli de Eugène Flandin’in Dikilitaş tablosunun ta kendisi.
Yapma, etme Metin Asağ !








Adamın zihniyetinin hangi tarafına şaşıracağımı bilemedim hadi kendini övmesini bir tarafa koyuyorum ama Fladin’in tablosunu kendisininmiş gibi kullanması bir sanatçıya yakıştıramadım bir yerlerde referans vermiş olmalı ya da ben yanlış anladım ki öyle olmasını umuyorum. Ama asıl şaşırdığım nokta sanki çok muhteşem doğru bir şeymiş gibi üçlü ittifak konusunu işlemesi Avrupa’ya jestmiş, bence buna jest değil yağcılık denir. Ya nasıl bir zihniyet bu ittifakı iyi bir şeymiş gibi gündeme getirir bu adamın hiç mi siyaset bilgisi tarih bilgisi yok hadi bilgiden geçtim sağduyusu da mı yok ki kendine sanatçı diyen bir insanda en olması gereken şeylerden biri budur, sağduyu!
Bu ne ya şaka mı? Şaşkınlıklar içindeyim..
İşin eneteresanı bütün basında adamın gönderdiği basın bildirisini alıp olduğu gibi aynı kelimelerle kulanmış.ünlü ressam metin asağ diye…Hiç araştırma soruşturma yok. Nasıl bir gaztecelik anlayışı var bunların bilmiyorum. BU adamlar da ressamım diye ortalarda ya, devlet müsteşar felan da bunlara destek oluyor ya.Helal olsun.BU pompaladıkça ister istemez önemli bir ressam oluyor herhalde. Nedir yani…ayıp gerçekten.. Daha 1973 doğumlu 35 yaşında biri ünlü ressam ha? kültür elçilerini ve ateşeleri ayrıca bu iste kac sorumlu yetkili merci varsa da ulkemizi tanıtabilecek bunca oınemli sanatcımız varken boyle bir hata yapark bu ressamı destekledikleri icin kınıyorum.
yukarıda yorum yapan sayın edanur hanım bu dediğiniz kişinin 4 üniversite bitirmiş olması bence bu kişinin yani metin asağ’ın bir kabiliyeti olduğundandır.sonra sayın ismail bey yaptığı yorumda daha1973 doğumlu neden ünlü ressam metin asağ deniyor ismil bey işte insanın bu yaşta bu derce yüksek bir kdemeye gelmesi bence guru verici bir olay.bir ünlü denmesine geleyim demek ki resimlerini kanıtlamış ki ünlü diyerek yazılmış resimlere bakıldığında insana bir anlam ifade ediyorda ondan ismini vermek istemiyorum bazı yabancı ressamlar yaptığı resimlerinde hiç bir karekter ifade etmeyen sürümler yapıyorlar ben o resimlere bakarak hiç bir anlam ifade edemiyorum ama o resmi çizen kişilerin adı tanınmış olduğu içün resimlerine ilği duyuluyor bence metin asağ’ın resimleri taktire şayan yapıtlardır.saygılarımla…
ben emre beye hak veriyorum…konuşmalarda mantıklı bir sürüm yapmış tabi benim fikirim bu.
metin bey sizin resimleriniz ortada edanur hanım ve ismail beyin eleştirileri bence tamamen görüş farklılığından olsa gerek eleştirileri çalışmalarınızla ilgili olsa anlaşılır ama direk şahsınıza yöneltilmiş buda yanlış bir şey emre beyinde belirttiği gibi 4 üniversite bitirmiş olmasınız bir başarıdır resimle uğraşmak zor vede sabır isteyin bir iş bu zor işe ve sabırı göstermeniz sizin ne kadar başarılı olduğunuzu gösterir bana göre siz mütevazi bir insan olmalısınızki popüler diye bilinen medyada fazla gözükmüyorsunuz. ünlü diye geçinen sanatçıları da görüyoruz. adamlar kendi işinden başka her şeyi yapıyorlar. ünlü olmak buysa evet siz ünlü bir sanatcı değilsiniz.
Emre, Melek ve Hasan Metin asağ’ın yandaş medyası gibisiniz.(Hatta öylesiniz) Görünen koy kılavuz istemez. Adam bulmuş bir tanıdık bürokrat v.s onlarda bu işlerden anlamıyor zaten yürüyor oradan ne güzel. İş bilenin kılıç kuşananın. Birde bunun benzeri bir abisi var ismi İsmail Acar. O da sanat adına hiçbi rşey yapmaz. nerde zengin var orada salon adamlıgı yapr. Ressam değildir. Sanatçı hiç değildir.. Metin Asag da o yolda. Zaman kimin kalıp kimin gittigini gosterecek. Condorcet’in meşhur bir lafı var. “Filozofların aydınlatamadığı toplumları şarlatanlar aydınlatır.” Hadi herkese kolay gelsin.
Soylemeden gecemeyecegim… Hem Metin Asag hem Ismail Acar ortalarda yokken Kamil Aslanger vardi! Ama reklamini yapacak yandas bulamamasi onu malesef geride bıraktı! Artık onun da çıkıp bir şeyler söylemeye hakkı olduğunu düşünüyorum. Televizyon kanallarında gösterilen saçma sapan diziler ve gösterdikleri sözde tarihin yanlış olduğunu sanatıyla anlatacak birinin artık var olduğunun bilinmesini istiyorum.Gerçekten artik insanlarin medya körü olmaktan vazgeçip gerçekten sanatın ne olduğunu ve hangı yollarda geçerek sanatçı olundugunu oturup düşünmesi gerek! Kimsenin yandaşlığını yapıyor değilim sadece haksızlıklara tahammul edemiyorum…
Kedi uzanamadığı ciğere mındar der bu ismail ne dediğini bilmiyor herhalde ben ce Metin beyi gerçekten tebrik etmek gerek yaptığı emek dolu çalışmalar hem ülkemiz için hem de bizim tarihimizi tüm ülkeye tanıtma açısından bu büyük çabalarından dolayı kendisini takdir ve tebrik ederim başarı dolu çalışmaların devamını dilerim…
1973′te Muradiye’de doğdu.Öğretmen Lisesini bitirdi. 1990′ da ODTÜ Felsefe Bölümüne girdi.1996′da Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi daha sonra AÜ Mahalli İdareler Yönetimi ve Maliye Bölümlerini bitirdi. Newport Üniversitesi İşletme master tezini verdi
Küçük yaşlarda başladığı resim çalışmalarını, 1996′dan bu yana profesyonel olarak sürdürmektedir.
http://sanatkop.com/index.php/metin-asag-kisi-1973/
VE
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafindan, 6.cısı gerçekleştirilen “İstanbul Lale Festivali” kapsamında Toprak Sanat Galerisi, Büyük Şehir Belediye Baskanı Kadir Topbaş’ın Destegi ve Katılımlarıyla, Ünlu Ressam Metin Asağ’in “Ottoman Tulip ” temalı resim sergisini 20 Nisan-20 Mayıs 2011 tarihlerinde Nişantaşı City’s deki Toprak Sanat Galerisinde sanat severlerle bulusturuyorlar!!
http://www.sondakika.com/haber-ottoman-tulip-metin-asag-resim-sergisi-2650742/
dan alıntı idi..
resimlerine internetten baktım. emre bey’in “4 üniversite bitirmiş” ifadesinden kuşkuluyum.
1990′da girdiği ODTÜ’den çıkabildi (mezun) mi? hangi arada nasıl okudu da aynı zamanda “profesyonel” olarak çalıştı? resim yapmak kolay değil – annemden bilirim, kendisi akademi mezunu ressam, porselen ustası. okumak da bu kadar ciddi okul ve bölümlerde kolay değil – hem ikinci uzmanlığımı almak üzereyim (biri marmara üniversitesi, diğeri yıldız teknik) aslında adamın resimleri fena değil – günümüzde pek çok sanatçı bildiğimiz şeyleri farklı yorumluyor ve bunu “sanat” olarak adlandırıyor, ama çok iyi incelek lazım birşeyler söylemeden önce. ayrıca neden bu kişiye destek ve katılım sağlanıyor? sorusu da kafamı kurcalamıyor değil….