13 Ekim 2009

Altın Portakal’da Gözden Kaçanlar

Uluslararası Altın Portakal Film Festivali'nde bu yıl kullanılan afiş

Uluslararası Altın Portakal Film Festivali'nde bu yıl kullanılan afiş

46. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali 10 Ekim’de çeşitli skandallar ve protestolarla başladı. Festival 17 Ekim’e dek devam edecek. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle AKSAV tarafından organize edilen festivalin magazin tarafından, konuklarından ve skandallarından öte medyaya yansımayanlarını derledik.

Aslında festival programında ve içeriğinde ciddi değişiklikler oldu, biz de bu değişimlerden ‘Antalya Kültür Sanat Günleri Gazetesi’ aracılığıyla haberdar olduk. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve aynı zamanda AKSAV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’la yapılan röportajdan Altın Portakal Film Festivali’ne dair bilinmeyenler, gündeme düşmeyenler…

Portakal, Avrupa’nın sayılı festivalleri arasında

Festivalde ulusal uzun metraj film yarışması için 43, kısa film yarışması için 234, belgesel film yarışması için 92 film başvusu oldu, uluslararası yarışmada yer alacak filmlerin tamamı 2008 ve 2009 yapımı filmler… Uluslararası yarışmada Avrupa ve Asya sinemalarından filmler; en iyi film, yönetmen ve oyuncu ödülleri için yarışıyor. Bulgaristan’dan İngiltere’ye, Ermenistan’dan Fransa’ya, Macaristan’dan Gürcistan’a uzanan bir coğrafyadan film seçkisi festivalde buluşuyor. Genç sinemacıların takibinden memnun olduklarını belirten Akaydın, ‘Bu yıl başvuru yapan filmlerimizde yer alan yönetmen ve oyuncuların yüzde 65’i de, 1980 ve sonrası kuşağın temsilcileri. Gençler tarafından ilgiyle takip edilen böylesine dinamik bir festivali organize etmek de gurur veren bir tablo’ yorumunu yaptı.

Prof. Dr. Mustafa Akaydın

Prof. Dr. Mustafa Akaydın

Festivalin geleceğine dair Altın Portakal’ı, Avrupa’daki en saygın beş festivalden biri haline getirmek istediklerinin altını çizen Akaydın şunlara dikkat çekti: ‘Antalya Altın Portakal Film Festivali’ Türk sinema tarihinin bir resmi gibidir. Türk Sineması ile Altın Portakal’ın organik bir ilişkisi mevcuttur. Sinemamızda yaşanan gelişim ve değişim süreci festivale yansımıştır. Bu anlamda festival ve Türk sineması beraber büyümüş ve olgunlaşmış günümüze kadar ulaşmıştır. Festival sinemayı beslemiş, sinema festivalden güç almıştır. Yıllar içinde olgunlaşan festivalimiz artık ulusal ve uluslar arası arenada dünyanın seçkin festivalleri arasında yer almaktadır. Bizim ana hedeflerimizden biri de festivalimizi Avrupa’daki en saygın 5 film festivalinden biri yapmak, buna olanak sağlamaktır.’

Paralel festivaller birleşti

Son dört yıldır aynı tarihlerde iki ayrı festival olarak düzenlenen uluslararası ve ulusal bölümler birleştirildi. ‘Bundan böyle festivalimizin tüm etkinlikleri Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali çatısı altında bütünleştirildi. Yarışmalar ulusal ve uluslararası olmak üzere iki alanda yapılacak, tüm yarışmalarda “Altın Portakal” ödülleri verilecek’ diyen Akaydın, Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali içinde, Uluslararası Uzun Metraj, Ulusal Uzun Metraj, Ulusal Belgesel Film ve Kısa Film yarışmalarına yer verileceğini belirtti ve ekledi: ‘İşlevsiz olduğu anlaşılan Film Market’ten ise vazgeçtik. Bunun yerine Sinema Bilgi Merkezi’ni hayata geçiriyoruz. Festival bünyesinde Türk Sinema Bilgi Merkezi kurularak, Türk filmlerinin dış ülkelere yönelik tanıtım ve pazarlama işlemlerine destek sunulacak.’

Bilgi Merkezi’nin Türk filmleri için satış ve dağıtım merkezi olduğu kadar, yabancı film yönetmeni ve yapımcılarının Türk sinemacılarıyla ortak yapım için bağlantı kurmalarına da olanak sağlayacığından söz eden Başkan Akaydın, ‘Bu yıl temelleri atılan ‘bilgi merkezi’ni Türk Sinemasının tanıtımı ve dış ülkelere pazarlanması konusunda ‘bir sinema üssü’ haline getirmek doğrultusunda çalışacağız. Bu merkezle Türk sineması, internet üzerinden de tüm dünyadan sinema ve sanatseverler ulaşabilecek’ dedi.

Sadece entelektüel burjuvazinin değil, ‘Halkın Portakalı’

Festivalin kazananlarına verilen Venüs heykelcikleri

Festivalin kazananlarına verilen Venüs heykelcikleri

‘Halkın Portakalı projesi de Antalyalı’yı festivale daha etkin bir şekilde dâhil etme projesi… Türkiye’nin ve dünyanın sinema ustaları, genç yetenekleri, sinema entelektüelleri bir araya gelecek, Halkın Portakalı, halkın sinemayı tüketen değil üreten bireyler haline gelmesi için düzenlediğimiz ilk faaliyet’ diyen Akaydın, uygulamanın dünyada bir benzeri daha olmadığının altını çizerken şöyle devam etti: ‘Halkın Portakalı ile Antalyalılar kendi filmlerini çekecekler.’

Festivalin bu yılki temalarından biri “60’lı Yıllar ve Türk Sineması”… Bu 5 yıllık dev bir projenin ilk yılı… Projenin ilk yılına dair ‘Festivalimizin doğuşunun da 1960’lı yıllardan olmasından yola çıkarak 1960’lı yıllar sineması bu yılki temamız’ diyen Akaydın sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Gelecek yıl 1970 ve 2000’li yıllara kadar her yıl sürecek bir tema. 5 yılın sonunda ‘Türk Sineması’nın 50 Yılı’nı içeren dev bir arşive ve bilgi ağına sahip olacağız.’

Festivalin geçmişine dair:

Festivalin doğuşu 1953 yılında, düzenlenen Aspendos Şenlikleri’ne dayanıyor. ‘Aspendos şenlikleri’ turizm derneklerinden esnaf derneklerine, valisinden belediye başkanına, memurundan, işçisinden, köylüsüne kadar Antalya’nın her kesimiyle buluştu. Antalya’da yanan şenlik ateşi festival ateşine dönüşerek devam etti.


Paylaş: FacebookTwitterDeliciousDiggStumbleUponTechnorati

Etiketler: ,


Yorum bırakabilirsiniz